Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2744 E. 2025/7109 K.
Konu: Sahte Belge Düzenleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2744
- Karar No
- 2025/7109
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Belge Düzenleme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/795 E., 2020/1099 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan incelemede, katılan vekilinin temyiz dilekçesinde temyiz dışı sanık ...'ın adı yazılmış ise de, temyiz iradesinin beraat kararlarına yönelik olduğu, temyiz dışı sanığın adının maddi hata sonucu yazıldığı kabul edilmiş olup; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanıklar hakkında 2013 takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b-1, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62. ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ...'ın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 303/1 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, istinaf etmeyen sanık ... hakkında ise CMK'nın 280/3. ve 303/1. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün de kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca CMK 302/2 maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; eksik incelemeye dayanan ve usul ve yasaya aykırı olan beraat kararlarının bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Küçükyalı Vergi Dairesi Başkanlığının 781 049 1557 vergi kimlik numaralı mükellefi olan Stil Ajans Organizasyon Prodüksiyon Ve Danışmanlık Ticaret Ltd Şti'nin yetkilisi olan sanıkların, iddia, sanık savunmaları, bilirkişi raporları, mütalaa formu, vergi suçu ve vergi tekniği raporları ile tüm dosya kapsamından, 2013 takvim yılında zincirleme şekilde sahte fatura düzenledikleri sabit görülerek atılı suçtan cezalandırılmaları yoluna gidilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince sanık ...'ın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan incelemede; her ne kadar Yerel Mahkemece sanık ...'ın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; şirketi fiilen yönetenin sanık ... olduğu, ayrıca sanık ...'ın 18.01.2013 tarihli kararla şirketteki hisselerini ...'a devrederek ortaklık ve müdürlükten ayrıldığı, kayıtlarda bir süre şirket müdürü ise de, suça konu faturaları düzenlediğine dair cezalandırılmasına yetecek her türlü şüpheden arınmış, kesin ve inandırıcı delil olmadığı halde sanık ... ile, şirketi fiilen yönetmediği, sadece şirket devri için imzası alındığı anlaşılan hükmü istinaf etmeyen sanık ...'ın da cezalandırılmalarına karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince 2013 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanıkların beraatine karar verilmesi, 2. Sanık ...'nin, şirketin kurucusunun kendisi olduğunu, bir ay kadar şirket yetkilisi olduğunu, daha sonra şirketi ...'a devrettiğini, eşinin şirketle hukuken bağlantısı olmadığını, şirket devrettikten sonra her ikisinin de bağlantısının kalmadığını, kendisinin şirkete ilişkin hiçbir fatura düzenlemediği beyanı ile sanık ...'un kendisi tarlabaşında tiner kullanırken diğer sanıkların gelip ''adına şirket kuralım, para verelim.'' dediklerini, 100 TL verdiklerini, noterde imza attığını, fatura düzenlemediğini, imzaların kendisine ait olmadığını savunması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi bakımından, a) Suça konu fatura asıllarının temin edilerek adı geçen şahıslar ve sanıklara gösterilip faturalar üzerindeki imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde; temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, b) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat kararı verilmesi, 3. Suçun sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4. ve 5'inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359'uncu maddesinin 3, 4, 5. ve 6'ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 7/2'nci maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.