Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2667 E. 2025/7335 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2667
Karar No
2025/7335
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4365 E., 2021/1682 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62, ve 5271 sayılı Kanun'ın 231/5 maddesi uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, kararın itiraz edilmemesi üzerine 13.06.204 tarihinde kesinleştirildiği, Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03.01.2019 tarihli 2015/711 Esas ve 2019/3 Karar sayılı ilamı ile sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 16.02.2015 tarihinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hükmün aynen açıklanması ile sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin sair temyiz istemlerinin reddi ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın ikinci suçu da işleme kastının bulunduğu, sabit olan suç yönünden eksik inceleme sonucu verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; suç tarihinde sanığın Kurtdereli Vergi dairesi Mükellefi olan Irmaksan İnşaat Taahhüt Orman Ürünleri Tekstil Nakliyat Temizlik Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sahibi ve müdürü olan sanığın, mükellef şirketin 2010 ve 2011 takvim yılı kanuni defter ve belgelerini 01/03/2013 tarihinde sanığa tebliğ edildiği halde sanığın süresinde defter ve belgelerini Vergi Dairesi Müdürlüğüne teslim etmediği, bu şekilde atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 139. maddesi "Vergi incelemeleri, esas itibariyle incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir. Bu takdirde incelemeye tabi olanın lüzumlu defter ve vesikalarını daireye getirmesi kendisinden yazılı olarak istenilir. İncelemenin dairede yapılması halinde istenilen defter veya vesikaları belli edilen zamanda mazeretsiz olarak getirmiyenler, bunları ibraz etmemiş sayılırlar. Haklı bir mazeret gösterenlere, defter ve vesikalarını daireye getirmesi için münasip bir mühlet verilir." hükmünü içermekte olup, yasanın açık hükmünden de anlaşılacağı üzere, vergi incelemesinin esas itibariyle mükellefin iş yerinde yapılması zorunlu olup, ancak 213 sayılı Kanun'un 139/2 maddesinde belirtilen istisnai durumlarda incelemenin dairede yapılabılabileceği öngörülmüştür. Somut olayda, ticari faaliyetine devam ettiği anlaşılan sanığın yetkilisi olduğu şirkete vergi denetmeni tarafından defter ve belgelerini ibraz etmesi için çıkarılan tebligatın 01/03/2013 tarihinde iş yeri adresinde tebliğ edildiğinin ve 213 sayılı VUK'un 139/2. maddesinde öngörülen incelemenin dairede yapılmasına imkan veren istisnalardan birinin varlığının da önceden saptanmadığının anlaşılması karşısında, sanığın unsurları yönünden oluşmayan müsnet suçtan beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı CMK’nın 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 13.06.2014 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 16.02.2015 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;

1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince 2013 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verilmesi,

2.Bölge Adliye Mahkemesinin incelenen kararında "... ticari faaliyetine devam ettiği anlaşılan sanığın yetkilisi olduğu şirkete vergi denetmeni tarafından defter ve belgelerini ibraz etmesi için çıkarılan tebligatın 01/03/2013 tarihinde iş yeri adresinde tebliğ edildiğinin ve 213 sayılı VUK'un 139/2. maddesinde öngörülen incelemenin dairede yapılmasına imkan veren istisnalardan birinin varlığının da önceden saptanmadığının anlaşılması karşısında.." gerekçesi ile beraat kararı verilmiş ise de; dosya kapsamına göre, 31.07.2013 tarihli vergi inceleme tutanağında incelemenin dairede yürütülmesi hususunda mükellefle birlikte mutabakata varıldığının belirtildiği ve mükellefin rızası ile incelemenin dairede yapıldığı, hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı Kanun'un 139/2. maddesindeki istisnalardan biri olan mükellefin isteği üzerine incelemenin iş yeri dışında yapılmasına karar verilmiş olması karşısında yanlış gerekçe ile hüküm kurulması,

3.Defter ve belgeleri ibraz etmemek suçunun varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluştuğu, yüklenen defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunun oluşmasında defter ve belgeleri saklama sorumluluğunun mükellef sanığa ait olduğu, 213 sayılı VUK'nın 253. maddesi uyarınca defter ve belgelerin ait olduğu yılı takip eden takvim yılından başlamak üzere 5 yıl saklama ve tekrar istenildiğinde ibraz etme zorunluluğu bulunduğu; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 23.11.1999 tarihli ve 1999/11- 273/288 sayılı içtihadında da açıklandığı üzere defter ve belgelerin çalındığı-kaybolduğu-bulunamadığı ileri sürülerek ibrazından kaçınılması halinde Kanun'un 139. maddesinde yazılı hususlarda usulüne uygun tebligat aranmayacağı ve sanığın ilgili defter ve belgelerin devraldığı şirket yetkilisinde olduğuna ilişkin savunmasının yasanın aradığı anlamda mücbir sebep oluşturmadığı anlaşılmış ise de, 22/01/2013 tarihi itibariyle hisse devri ile ortak ve şirket yetkilisi olarak seçildiği anlaşılan sanığa, dosya kapsamındaki savunması da gözetilerek şirketin 2010, 2011 takvim yılına ait defter ve belgelerinin teslim edildiğine dair tutanak bulunup bulunmadığının araştırılması, şirketin hisse devrinden önceki temsile yetkili müdürü olduğu anlaşılan ...'nın CMK 48. maddesindeki hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenilerek önceki yıllara ait defter ve belgelerin sanığa teslim edilip edilmediğine dair tutanak bulunup bulunmadığı hususlarının sorulması ve aynı konu ile ilgili şirketin eski yetkilisi hakkında yasal bir işlem yapılıp yapılmadığının araştırılması ile sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi,

4.Suçun sübutu halinde, hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4. ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. 3, 4, 5. ve 6. fıkraları uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/2667, K. 2025/7335, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-2667-e-2025-7335-k-0ac4dd4a423a