Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2482 E. 2025/7233 K.

Konu: Sahte Belge Düzenleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2482
Karar No
2025/7233
Karar Tarihi
Konu
Sahte Belge Düzenleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/6232 E., 2019/5479 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2012 ve 2014 takvim yıllarında sahte belge düzenlemek suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43vve 53. maddeleri uyarınca iki kez 3 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2013 takvim yılında sahte belge düzenlemek suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 43 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; İstanbul ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanığın, iddia, sanık savunmaları, bilirkişi raporları, mütalaa formu, vergi suçu ve vergi tekniği raporları ile tüm dosya kapsamından, 2012, 2013 ve 2014 takvim yıllarında gerçek bir ticari faaliyeti olmadığı halde sahte satış faturası düzenlediği sabit görülerek atılı suçtan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan incelemede; sanığın tüm aşamalarda sahte fatura düzenlediği iddia olunan şirket ile ilgisinin bulunmadığını , şirketi fiilen yönetmediğini, dolayısıyla üzerine atılı suçu işlemediği şeklindeki savunması, dosya içerisinde bulunan ... 6. Noterliğinin 26/03/2012 tarih, 8513 yevmiye nolu, vekaletname ile şirket yetkilisi gözüken sanıığın, ... ve arkadaşlarına şirket ile ilgili her türlü iş ve işlemleri yapmayı yetkilendirdiğine dair vekaletname örneği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadesi alınan ... 'ın sanıktan aldığı vekaletname ile şirketin işlerini bir süre takip ettiğine dair anlatımı ve 03.09.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre şirketin kuruluşuna ait belgelerde, 10.03.2012 tarihli kira sözleşmesi ve 27.03.2012 kayıt tarihli işe başlama bildirimi asılları ile 4 adet fatura aslı ve 189 adet fatura suretindeki sanığa atfen atılı imzaların sanığın eli ürünü olmadığına dair rapor birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzere atılı 2012, 2013 ve 2014 takvim yıllarında zincirleme şekilde sahte belge düzenleme suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil olmadığı sonucuna ulaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR A. 2012 Takvim Yılında Sahte Belge Düzenlemek Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasında, suç tarihinin en aleyhe kabulle 31.12.2012 olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanunun 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu ve dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı Kanunun 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerin 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,

B. 2013 ve 2014 Takvim Yıllarında Sahte Belge Düzenlemek Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden; 1. Sanığın savunmasında; atılı suçları kabul etmediğini beyan etmesi, ancak bir kısım şirket evrakındaki imzaların sanığın eli ürünü olduğuna dair bilirkişi raporu ve soruşturma aşamasında tanık olarak beyanı alınan ...'ın sanığı tanıdğını, onun kendisine vekaletname verdiğini beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından;

a) Tanık ... ile sanık tarafından vekaletname verilerek vekil kılınan kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağırılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra beyanlarına başvurulması, faturalar ve şirketin kuruluşuna dair belgeler gösterilerek üzerindeki yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, olmadığını beyan etmeleri halinde gerekirse bu konuda bilirkişi raporu aldırılması,

b)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,

2. Suçun sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/2482, K. 2025/7233, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-2482-e-2025-7233-k-67ab0f9eaf6e