Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2486 E. 2025/7333 K. – Defter, Kayıt
Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2486
- Karar No
- 2025/7333
- Karar Tarihi
- Konu
- Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/312 E., 2019/902 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca 18 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; Bölge Adliye Mahkemesince delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğü, belirtilerek mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; mükellef şirketin suça konu yerdeki faaliyetinin sona ermiş olması nedeni ile tasfiye memuru olan sanığa defter ve belgelerini ibraz etmesi için 28/08/2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı, sanığın bu tebligata rağmen 15 günlük yasal süre içinde defter ve belgelerini inceleme yapılmak üzere vergi müfettişlerine ibraz etmediği gibi, ibraz etmeme ile ilgili herhangi bir bildirimde de bulunmadığı her ne kadar savunmasında defter ve belgeleri tanık ...'ye teslim ettiğinden bahisle söz konusu tebliğin gereğini yerine getirmediğini belirtmiş ise de işbu defter ve belgeleri talep üzerine müfettişe teslimi sanık tarafından yerine getirilebilecekken bunun yapılmadığı anlaşılmış, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; mükellef şirketin ortakları tanıklar ... ve ...'ın, şirketlerinin tasfiyesinin sonlandırılmasından sonra, tasfiye memuru sanığın şirketin tüm defter ve belgelerini kendilerine teslim ettiğini belirterek sanığın aynı yöndeki savunmasını doğrulamış olmaları ve tasfiye işlemlerinin 23.05.2012 tarihinde sonuçlandırılmış olması; böylelikle, defter ve belgelerin teslimi için gönderilen yazının tebliği tarihinde, sanıkta defter ve belgelerin bulunmadığı gibi, bu defter ve belgeleri saklama zorunluluğunun da bulunmaması karşısında; sanığın, unsurları oluşmayan atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken, mahkûmiyetine hükmedilmesi yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gerede Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.