Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/138 E. 2025/5442 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/138
- Karar No
- 2025/5442
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/502 E. - 2024/1249 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53, 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının ertelenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, Sanık müdafinin temyiz isteği; adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ...'e vekâleten, İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne sunulan 20.10.2017 tarihli dilekçe ile Beyoğlu kentsel sit alanında kalan ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli 393 ada 20 parselde bulunan yapının rölöve ve restitüsyon projelerinin incelenmesinin talep edildiği, 16.03.2018 tarihli dilekçe ile taşınmaza ilişkin revize rölöve projesi ile yerinde tespit yapılması istenerek yapının temizlenmiş ve kontrole hazır olduğunun belirtildiği, 11.05.2018 tarihli dilekçe ile yine revize rölöve projesinin incelenmesinin istendiği, 20.09.2018 tarihli dilekçeler ile rölöve ve restitüsyon projelerinin geri çekilmesi ve dilekçelerin iptalinin talep edildiği, 03.12.2018 tarihli dilekçeler ile suça konu parsellere ilişkin restitüsyon projelerinin yerinde yapı olmadığı için incelenmesinin istendiği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü görevlilerince hazırlanan 15.11.2018 tarihli yapı tespit tutanağında, 393 ada 22 parsel ile 393 ada 20 ve 21 parsellerde yer alan taşınmazların yıkım işleminin tamamlanmış olduğunun, parsellerin sokak cephelerinin sac profiller ile kapatıldığının belirtildiği, sanığın aşamalardaki savunmalarında suça konu yapıların kendiliğinden yıkıldığını, belediyeye bilgi verdiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, "Dava konusu binaların eski olduğu, sanığın koruma kuruluna ve belediyeye müracaat ederek güvenliğin alınması konusunda talepte bulunduğu, sanığın savunmasına göre eski olan binaların kendiliğinden göçüp yıkıldığı, sanığın savunmasının aksinin ispatlanamadığı, bu haliyle sanık lehine şüphe oluştuğu, şüpheden sanığın yararlanması gerektiği anlaşılmakla delil yetersizliği" şeklindeki gerekçeyle sanığın atılı suç yönünden beraatine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "Sanığın 2863 sayılı Kanun kapsamında ikinci grup kültür varlığı olarak tescillenen taşınmazını kurumdan izin almaksızın yıkmak sureti ile gerçekleştirdiği iddia olunan eylemde dosya kapsamına göre 15.11.2018 tarihli tespitle yapının yıkıldığı anlaşılmış, bu tarihten iki ay kadar önce daha önceden verilen rölove ve restitüsyon projelerinin incelenme başvurusunun kurumdan iptal talebinin bulunması, yıkım sırasında çevreye zarar verilmemesi amacıyla yapı etrafına iskele kurulması, taşınmazın sanık adına tescilli oluşu karşısında daha önceden kuruma yaptığı başvurulardan sonuç alamayan sanığın yıpranmış halde bulunduğu anlaşılan tescilli yapıyı izin almaksızın yıktığı ya da yıktırdığı" değerlendirilerek sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "07.12.2018" şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.