Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10067 E. 2025/2654 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10067
Karar No
2025/2654
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/478 E. 2020/710 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin CMK'nın 141/1-a, d maddeleri gereğince 1.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; mahkemenin kararının gerekçesinin çelişkili olduğuna, dava dilekçesinde belirtilen tazminat talebine ilişkin nedenler için davanın kesinleşmesine gerek olmadığına, gözaltı ve tutuklamanın hukuki olmadığına, tutuklama ve tutukluluk devam kararlarının gerekçesiz olduğua, duruşma açılmadığına ve makul sürenin aşıldığına ve davanın kabulü gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/1132 Esas –2019/103 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kamuoyunda kpss soruşturması olarak bilinen soruşturma kapsamında hakkında soruşturma yürütüldüğü, bu kapsamda gözaltına alınıp tutuklandığı, daha sonra tahliye edildiği ve hakkında kamu davası açıldığı, yine davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yürütüldüğü, davacının bu soruşturma kapsamında gözaltına alınıp tutuklandığı ve bu suçtan ayrı bir davanın açıldığı, her iki davanın Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/1132 esas sayılı dosyasında görüldüğü, yargılama sonunda davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına, bu suçtan hükmen tutukluluk halinin devamına, yine kamu kurum ve kuruluşlarının aleyhine dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine karar verildiği, yasa yoluna başvurulmadığından kararın henüz kesinleşmediği, davacının gözaltına alma işleminin hukuki olmadığını, gözaltı süresinin uzun olduğunu, yine tutuklama ve tutukluluğun devamına karar verilmesinin hukuki olmadığını, makul sürenin aşıldığını iddia ederek bu davayı açtığı, CMK'nın 142/1. Maddesi gereğince bu davanın ancak verilen kararın kesinleşmesinden sonra açılabileceği, karar kesinleşmeden bu davanın açılmasına imkan bulunmadığı, böyle olmasına rağmen henüz karar kesinleşmeden bu davanın açıldığı, CMK'nın 141. maddesinde tazminat talebinde bulunmanın koşullarının belirtildiği, buna göre kişinin kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanması, tutuklanması, tutukluluğunun devamına karar verilmesi, kanuni gözaltı süresi içerisinde hakim önüne çıkarılmaması gibi sebeplerin bulunmasının gerektiği, davacının yargılamaya konu suçlardan cezalandırıldığı, dolayısıyla yakalanması, gözaltına alınması ve tutuklanmasında bu aşamada yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, yine gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin yasal sınırlar içerisinde olduğu, bu yönüyle davacının tazminat isteme koşullarının oluşmadığı, aynı zamanda dava açma koşullarının oluşmadığından reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında, ''16/08/2019" olan dava tarihinin ''27/05/2019" olarak yazılması mahalinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. UYAP üzerinden yapılan incelemede; davacı hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmü ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün 19/06/2020 tarihinde kesinleştiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün ise 30/11/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, davanın vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10067, K. 2025/2654, T. 11.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10067-e-2025-2654-k-3864d3071143