Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/97 E. 2024/4644 K. – Trafik Güvenliğini
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/97
- Karar No
- 2024/4644
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/438 E., 2021/581 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 maddesi delaletiyle 179/2. maddesi gereğince 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2020/438 esas, 2021/581 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.11.2023 gün ve 94660652-105-38-17868-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/125000 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/125000 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "...Dosya kapsamına göre, sanık hakkında aynı eylem nedeniyle Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2020 tarihli ve 2019/1077 esas, 2020/590 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmü gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir..." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5271 Sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasının; “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine kararı verilir” Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İncelenen dosyaların içeriğine göre; sanığın 18.04.2019 tarihinde idaresindeki araç ile gece vakti seyir halinde iken şüpheli şekilde araç idare ettiğinin görülmesi üzerine polis ekipleri tarafından dur ihtarında bulunulduğu, durmayarak kaçması üzerine ısrarlı takip sonucunda yakalandığı, alınan idrar örneği neticesine göre sanığın vücut örneğinde metamfetamin ve amfetamin bulunduğunun tespit edilmesi üzerine, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2019 tarihli ve 2019/9884 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı açılan dava sonunda, Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2020 tarihli kararı ile sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu kararın istinaf edilmeksizin 26.10.2020 tarihinde kesinleştiği, ancak aynı eylem nedeniyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2019 tarihli ve 2019/7080 soruşturma sayılı iddianamesiyle açılan davada, Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2020 kararı ile sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, hükmün sanık tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.06.2020 tarihli kararıyla hükmün eksik inceleme nedeniyle bozulduğu, bozma üzerine Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli kararı ile sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 15.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. 4. Aynı fiil nedeniyle aynı sanık hakkında ikinci kez ceza verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2020/438 esas, 2021/581 sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; Sanık hakkındaki kararın, hüküm fıkrasının, “1-Sanık hakkında aynı fiili nedeniyle daha önceden açılmış bir dava ve verilmiş bir karar bulunduğu anlaşıldığından, ikinci defa açılan davanın, CMK'nın 223/7. maddesi gereğince reddine, 2-Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına” şeklinde düzeltilmesine; müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.