Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/502 E. 2026/6947 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/502
- Karar No
- 2026/6947
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/979 E., 2023/1820 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğine, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine, sürücü belgesinin daha fazla alınması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, ölenin hız kurallarına uymadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, teşdit uygulamasının gerekçesiz olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık sürücü 16.07.2022 tarihinde saat 08.46 sıralarında, yerleşim yeri dışında, bölünmüş, asfalt kaplı, iki şeritli, düz, eğimsiz yolda, gündüz vakti, açık havada sevk ve idaresindeki otomobili ile seyri sırasında kavşak içerisinde durmayarak geçiş yaptığı sırada, seyrine göre sol taraftan gelmekte olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobille çarpışması neticesinde ...'ın öldüğü kazada, kaza tespit tutanağına göre sanığın kusurlu olduğu, ölenin kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, soruşturma evresinde alınan bilirkişi raporu ve kovuşturma evresinde keşif akabinde alınan bilirkişi raporlarında sanığın asli kusurlu olduğu, ölenin kusursuz olduğunun tespit edildiği, 23.01.2023 tarihli Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporunda sanığın asli kusurlu olduğu, ölenin alt düzeyde tali kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, asli ve tam kusurlu olduğu tespit ve kabul edilen sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alınmadan, asli kusurlu eylemi neticesinde meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan yazılı şekilde az cezaya hükmolunması gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ereğli (Konya) 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.