Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3218 E. 2024/4927 K. – Trafik Güvenliği
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3218
- Karar No
- 2024/4927
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/617 E., 2023/748 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2015 tarihli ve 2015/218 esas, 2015/390 sayılı kararının Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 27/04/2022 tarihli ve 2020/6384 esas, 2022/3413 karar sayılı ilâmı ile bozulmasını takiben, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 delaletiyle 179/2, 62 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 08/06/2023 tarihli ve 2022/334 esas, 2023/424 sayılı kararını müteakip, Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına ve hükümlü hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Kula Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine ilişkin Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2023 tarihli ve 2022/334 esas, 2023/424 sayılı ek kararı sonrasında, seri muhakeme usulü uygulanmak suretiyle sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 179/3 delaletiyle 179/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/4. maddeleri uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2023 tarihli ve 2023/617 esas, 2023/748 sayılı kararının itiraz edilmeden 08.11.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14/05/2024 tarihli ve 94660652-105-45-1246-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18/07/2024 tarihli ve KYB-2024/58524 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18/07/2024 tarihli ve KYB-2024/58524 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1- Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, 2- Kula Asliye Ceza Mahkemesinin sanığın temyizi üzerine, basit yargılama usulünün uygulanmasına yönelik hakkında bozma kararı verilen 30/11/2015 tarihli ilk kararında ve bozma sonrası basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle verilen 08/06/2023 tarihli ikinci kararında 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapıldığı halde, inceleme konusu 31/10/2023 tarihli kararda herhangi gerekçeye de yer verilmeksizin bahse konu indirim yapılmayarak fazla ceza tayininde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2015 tarihli kararı ile TCK'nın 179/3-2, 62, 53. Maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezasına karar verildiği, kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.04.2022 tarihli kararı ile dosyanın basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk olması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası mahkemece basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli kararı ile TCK'nın 179/3-2, 62, CMK'nın 251/3, 53. Maddeleri uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, mahkemenin 18.07.2023 tarihli ek kararı ile Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasaya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına ve hükümlü hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Kula Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verildiği, sanık hakkında düzenlenen 31.10.2023 tarihli talepnamenin mahkemece kabulü ile sanık hakkında TCK'nın 179/3-2, CMK'nın 250/4. Maddeleri uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın 08.11.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; A-İhbarnamedeki (1) Numaralı Kanun Yararına Bozma İsteği Yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, suç tarihinde hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında, 1 ay hapis cezasının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. B-İhbarnamedeki (2) Numaralı Kanun Yararına Bozma İsteği Yönünden; Kula Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen talepnamenin mahkemece kabul edilmesi ile talepte belirtilen doğrultuda karar verildiği anlaşıldığından kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen ihbarnamedeki (2) numaralı bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR A.İhbarnamedeki (1) Numaralı Kanun Yararına Bozma İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2023 tarihli ve 2023/617 esas, 2023/748 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının ikinci fıkrasının devamına, “Sanığa verilen 1 ay hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesindeki amir hükme göre, takdiren aynı kanunun 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek, sanığa verilen adli para cezasının TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 30 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenip, TCK'nın 52/2. maddesine göre günlüğü 20 TL'den sanığın neticeten 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde bir paragraf eklenmesi, yine hükmün hak yoksunluğunu içeren paragrafın hükümden çıkarılması ile infazın ve müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, B.İhbarnamedeki (2) Numaralı Kanun Yararına Bozma İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesi yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.