Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/316 E. 2025/2442 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/316
Karar No
2025/2442
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/377 E. 2023/588 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 09.05.2011 tarihli eylemine ilişkin olarak sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı Kanun'un 43/1, 2863 sayılı Kanun'un 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. Maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2013 tarihli ve 2011/347 Esas, 2013/67 Karar sayılı kararının 18.04.2013 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 26.04.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 179/3-2. maddesinde tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 04.09.2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 231/11. Maddesi gereğince Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/450 Esas, 2016/353 Karar sayılı kararı ile açıklandığı, sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı Kanun'un 43/1, 2863 sayılı Kanun'un 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Dairemizin 01.06.2023 tarih, 2020/10785 Esas, 2023/1944 Karar sayılı bozma ilamında 09.05.2011 tarihli eyleme ilişkin olarak ;"B-1-. 09.05.2011 tarihinde sanık ...'in annesi ...'nın evinin kapısının açık olduğu, kapı girişinde toprak yığınının olduğu yönündeki ihbar üzerine kolluk ekiplerinin olay yerine intikal edildiği, evde yapılan incelemede, evin içerisindeki odada sağ pencere tarafındaki seramiklerin 60x140 cm ebatlarında sökülmüş halde ve yüzeyin toprak olduğu, belirtilen bölgenin kazılıp kapatıldığı, artan toprağın çuvallara doldurularak koridora taşınmış olduğu, toprakla dolu 10 tane çuval olduğu hususlarının tespit edildiği, sanık ...'in annesinin evinde, annesinin olmadığı zamanda tek başına kazı yaptığını kabul ettiği, bu hali ile sanığın 09.05.2011 tarihinde de kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptığı anlaşılmakla, mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B-2. Ancak, her ne kadar mahkemece sanığın 09.05.2011 tarihli kazı eylemine ilişkin olarak 21.06.2011 tarihli eylem de göz önüne alınarak aynı suç işleme icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işlediğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince 1/4 oranda artırım yapılmış ise de; 09.05.2011 tarihli kazının sanık ... tarafından tek başına annesinin evinin içerisinde yapıldığı, 21.06.2011 tarihli kazının ise sanık ... ve arkadaşları tarafından annesinin evinin bahçesinde yapıldığı, bu hali ile 09.05.2011 tarihli ve 21.06.2011 tarihli suçlar olmak üzere sanık ... açısından iki ayrı suç oluştuğu ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin, sanık hakkında 09.05.2011 tarihli kazı eylemine ilişkin hüküm tesisi sırasında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur. Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenle Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/450 Esas, 2016/353 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2023 tarih, 2023/377 Esas, 2023/588 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 22.01.2024 tarih, 2024/3807 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın yasaya aykırı olduğuna, suç tarihi itibariyle dava zamanaşımı süresinin dolduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, yapılan yargılamada toplanan deliller ışığında mahkeme dosyası bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 09.05.2011 tarihinde sanık ...'in annesi ...'nın evinin kapısının açık olduğu, kapı girişinde toprak yığınının olduğu yönündeki ihbar üzerine kolluk ekiplerinin olay yerine intikal ettiği, evde yapılan incelemede, evin içerisindeki odada sağ pencere tarafındaki seramiklerin 60x140 cm ebatlarında sökülmüş halde ve yüzeyin toprak olduğu, belirtilen bölgenin kazılıp kapatıldığı, artan toprağın çuvallara doldurularak koridora taşınmış olduğu, toprakla dolu 10 tane çuval olduğu hususlarının tespit edildiği, sanık ...'in annesinin evinde, annesinin olmadığı zamanda tek başına kazı yaptığını kabul ettiği, bu hali ile sanığın 09.05.2011 tarihinde de kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptığı, her ne kadar mahkemece bozma öncesi hükümde, sanığın 09.05.2011 tarihli kazı eylemine ilişkin olarak 21.06.2011 tarihli eylem de göz önüne alınarak aynı suç işleme icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işlediğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereğince 1/4 oranda artırım yapılmış ise de; 09.05.2011 tarihli kazının sanık ... tarafından tek başına annesinin evinin içerisinde yapıldığı, 21.06.2011 tarihli kazının ise sanık ... ve arkadaşları tarafından annesinin evinin bahçesinde yapıldığı, bu hali ile 09.05.2011 tarihli ve 21.06.2011 tarihli suçlar olmak üzere sanık ... açısından iki ayrı suç oluştuğu ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi hükümlerinin uygulanamayacağı, sanık hakkında 09.05.2011 tarihli kazı eylemine ilişkin hüküm tesisi sırasında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmaması yoluna gidilerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile duran zamanaşımı süresi de hesaba katıldığında, olağanüstü zamanaşımının henüz dolmadığı anlaşılarak yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/316, K. 2025/2442, T. 06.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-316-e-2025-2442-k-c3a6c8cfcbb3