Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2351 E. 2025/4199 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2351
Karar No
2025/4199
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/151 E. 2024/172 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Davanın reddine ilişkin hüküm kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli, 2021/810 Esas, 2022/461 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/7. Maddesi gereğince mükerrerlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. 2.Kararın istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince duruşma açılmasına karar verilerek, 17/01/2024 tarihli, 2023/151 E. 2024/172 K. sayılı kararı ile hüküm kaldırılarak sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8. Maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.04.2024 tarih, 2024/27550 nolu ve esastan ret görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; erteleme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın hukuka aykırı olduğuna, sanığın aynı eylem nedeniyle daha önce yargılanması nedeniyle eldeki davanın mükerrer olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, suç tarihinde, sanığın Kaş ilçesi, ..... Mahallesi, ... ada, 14 parsel nolu taşınmaz içerisine izinsiz yapı yapması nedeniyle 2863 sayılı Yasanın 65/1 maddesi uyarınca cezalandırılması amacıyla Kaş Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında aynı eylem sebebiyle açılan ve Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/335 Esas sayılı dosyası ile karar verilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce sanığın üzerine atılı suçun sübutunun tespiti amacıyla CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verildiği, yapılan yargılama neticesinde, dosya kapsamında bulunan 17.02.2017 tarihli yapı tatil zaptı, bilirkişi raporları, keşif tutanağı, 03.02.2017 tarihli müze müdürlüğü yazısı, sit ilam kararı ve tutanakları, sanık savunmaları, Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/335 Esas sayılı dosyası ile tüm dosya kapsamından, sanığın Patara Özel Çevre Koruma ve 3. Derece Arkeolojik Sit Alanında kalan ... ada, 14 nolu parsel içerisinde, parselin kazılıp düzlenerek sit alanı içerisinde izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunarak, üzerine havuzlu bina vasıflı taşınmaz inşa ettiği, sanığın suça konu yeri 2016-2017 yıllarında yaptığını, imar barışından faydalandığını, yapı-kayıt belgesi aldığını, sit alanı olduğunu bilmediğini beyan ettiği, her ne kadar sanık dava konusu yerin sit alanı olduğunu bilmediğini savunmuş ise de; suça konu yerin Antalya Koruma Kurulunun 30.09.1996 tarih ve 3106 sayılı kararı ile doğal ve arkeolojik sit alanı olarak sınırları belirlenen Gelemiş Köyü ve Patara Antik Kenti yerleşim sınırları içinde kaldığı, son olarak aynı Kurulun 31.10.2008 tarih ve 2772 sayılı kararı ile kabul edilen Koruma Amaçlı İmar Planında Gösterilen Sit Sınırlarının, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 17.06.2010 tarih ve 4177 sayılı kararı ile güncellenerek gösterildiği şekilde ilan edilen 3. Derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisinde kaldığının tespit ve ilan edilmesi karşısında sanığın savunmasına itibar edilmemiş, sanık hakkında ilk derece mahkemesince mükerrer dava olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/335 Esas sırasında kayıtlı davanın sanık hakkında 17.02.2017 suç tarihli "İmar Kirliliğine Neden Olma" suçundan açılan kamu davasının TCK'nın 184/5 maddesi uyarınca dava konusu imalatların, imar planına ve ruhsatına uygun hale getirilmesi gerekçesiyle verilen ve istinaf edilmeksizin kesinleşen düşme kararı olduğu, sanık hakkında bu dava ile 2863 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan açılmış bir davanın bulunmadığı, dolasıyla mükerrerlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, bu kapsamda sanığın suç tarihinden sonra suça konu yeri bir başkasına satmış olmasının da suçun oluşumuna etki etmeyeceği, sanığın tüm dosya kapsamından üzerine atılı 2863 sayılı Yasanın 65/1 maddesinde düzenlenen suçun sabit olduğu kabul edilerek, davanın reddine ilişkin hüküm kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık müdafinin ve katılan vekilinin duruşmalı inceleme istemlerinin tayin olunan cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması sebebiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde düzenlenen "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir." hükmü gereğince; Bölge Adliye Mahkemesinin, Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/335 Esas sayılı dosyasında sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yargılanmadığı, imar kirliliğine neden olma suçundan yargılandığı, bahse konu davanın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilemeyeceği yönündeki gerekçesi yerinde değil ise de; Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/335 Esas sayılı dosyasında iddianame konusu edilen eylemin yalnızca prefabrik yapı olduğu, eldeki dosya iddianamesinde ise; prefabrik yapının yanı sıra taş duvarın da iddianame konusu edildiği, ayrıca iddianamede tesfiye eyleminin belirlendiği 03.02.2017 tarihli tespite de değinildiği, bu hali ile eldeki davaya konu eylemler ile Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/335 Esas sayılı dosyasına konu eylemlerin tamamının aynı olmaması sebebiyle mükerrerliğin söz konusu olmadığı ve sanığın üzerine atılı 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunu işlediği anlaşılmakla, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kaş Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/2351, K. 2025/4199, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-2351-e-2025-4199-k-08b836ebf73e