Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6495 E. 2025/4200 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6495
- Karar No
- 2025/4200
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/119 E. 2023/167 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında; beraat Sanık ... hakkında; mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Vize Asliye Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2014 tarih, 2014/125 Esas, 2014/466 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 35/2, 39/1-c, 62/1, 52/2-4. Maddeleri gereğince 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanun'un 67/2, 75, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53. Maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dairemizin 23.12.2021 tarih, 2021/2819 Esas, 2021/9178 Karar sayılı bozma ilamında sanıklar ... ve ... hakkında ; "......3-Sanık ...’in 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesi gereğince mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince; Sanığın kullanımında olan araçta 12 adet kültür varlığı olduğu değerlendirilen sikke ele geçirildiği, sanığın savunmasında, dava konusu sikkeleri olay gününden 1 gün önce ....plakalı araca binen ismini Arif olarak bildiği bir şahıstan aldığını, kendisi ile birkaç defa bu tip konularda konuşmuşluğu olduğunu, kendisinin bu paraları vererek bunları satıp satamayacağını araştırmasını istediğini ve herhangi bir karşılık almadan bu paraları aldığını beyan ettiği anlaşılmakla; Dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadıkları, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğinde olup olmadıkları tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeyerek, davanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü uzmanı tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 4- Sanık ...’nin mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince ise; Sanığın kazı mahallinde yakalanmadığı, aşamalardaki beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, olay günü yol kenarında aracında olduğunu, sanıklardan ...’i gördüğünü ve nereye gittiği hususunda kendisine seslendiğini, ancak kazı yaptıklarından bilgisinin olmadığını ileri sürdüğü, diğer sanıkların beyanlarında sanık ...’in kazı eylemi ile ilgisi olduğuna dair bir beyanlarının olmadığı, sanığın diğer sanıklar ile olay günü ve sonrasında telefon görüşmesi yapmasının tek başına mahkumiyete yeter derecede delil teşkil etmediği, sanık ...’in beyanında, ...'nin yaşanan bu olaydan herhangi bir bilgisi bulunmadığını, olay günü birkaç kez aradığını ancak herhangi bir şekilde kendisine bu olaydan bahsetmediğini belirttiği dosya kapsamında, sanığın savunması, diğer sanıkların beyanları ve tutanak mümzilerinin beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde , sanık ...’in kazı eylemine iştirak ettiğine ve üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, şüpheden uzak, kesin delil mevcut olmadığı anlaşılmakla; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, mahkumiyetine dair hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, sanık ...’nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Vize Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2023 tarih, 2022/119 Esas, 2023/167 Karar sayılı kararı ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine, sanık ... hakkında, 2863 sayılı Kanun'un 67/2, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 06.11.2023 tarih, 2023/111749 sayılı düşme görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık ... hakkında verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın kastının olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, olay günü kolluk kuvvetleri tarafından alınan ihbar sonucu olay yerine gidildiği, sanık ... ve diğer sanıkların izinsiz kazı çalışması yaptıklarının görüldüğü, sanık ...'e ait aracın bagaj kısmında 12 adet sikke ele geçirildiği, ele geçirilen 12 adet sikkenin dosyada mevcut 24/02/2023 tarihli rapora göre 2863 sayılı yasanın 23.maddesi kapsamında oldukları ve arkeoloji açısından belge değeri taşıyan, ait oldukları dönemin sosyal, kültürel, teknik ve ilmi özellikleri ve seviyesini yansıtan kültür varlığı olduklarının tespitinin yapıldığı, her ne kadar sanık ... alınan savunmasında bu sikkelerin tarihi eser olduğunu ve bunun suç olduğunu bilmediğini savunmuş ise de, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmediği, böylece sanığın bildirimi yapılmamış kültür ve tabiat varlığını kabul etmek suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği, her ne kadar sanık ... hakkında Kültür Varlıkları Bulmak Amacıyla İzinsiz Olarak Kazı veya Sondaj Yapmak suçunu işlediği iddiasıyla 2863 Sayılı Yasanın 74/1-1. Cümle maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de, sanığın kazı mahallinde yakalanmadığı, aşamalarındaki beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, olay günü yol kenarında aracında olduğunu, sanıklardan ...'i gördüğünü ve nereye gittiği hususunda kendisine seslendiğini, ancak kazı yaptıklarından bilgisinin olmadığını ileri sürdüğü, diğer sanıkların beyanlarında sanık ...'in kazı eylemi ile ilgisi olduğuna dair bir beyanlarının olmadığı, sanığın diğer sanıklar ile olay günü ve sonrasında telefon görüşmesi yapmasının tek başına mahkumiyete yeter derecede delil teşkil etmediği, sanık ...'in beyanında, ...'nin yaşanan bu olaydan herhangi bir bilgisinin bulunmadığını, olay günü birkaç kez aradığını ancak herhangi bir şekilde kendisine bu olaydan bahsetmediğini belirttiği dosya kapsamında, sanığın savunması, diğer sanıkların beyanları ve tutanak mümzilerinin beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanık ...'nin kazı eylemine iştirak ettiğine ve üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, her türlü kuşkudan uzak ve kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR 1-Sanıklar ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz Talebi Açısından; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2023 tarihli, 2023/6-7 Esas, 2023/481 Karar nolu ilamında da belirtildiği üzere; Dairemizce yapılan temyiz incelemesinden önce atılı suça ilişkin dava zamanaşımı gerçekleşmiş ise de "derhal beraat" kavramının, fiilin ilk bakışta suç teşkil etmemesi veya kanun değişikliği ile fiilin suç olmaktan çıkartılması hâlleri ile sınırlı tutulmasının söz konusu düzenlemenin konuluş amacına ters düşeceği, CMK'nın 223. maddesinin 9. fıkrasında geçen "derhal" sözcüğünün, dosyanın mevcut durumunu ifade ettiği, başka bir anlatımla, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek bir noktada, sanığın daha lehine olan beraat kararı yerine, aleyhine olan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği, ayrıca çeşitli sebeplerle muhakemenin yavaş işlemesi ve yargılamaların makul sürede sonuçlandırılamaması nedeniyle zamanaşımının gündeme geldiği de göz önünde bulundurulduğunda, düşme kararı verilmesinin söz konusu gecikmenin sonucunun sanığa yükletilmesi anlamına geleceği, diğer taraftan beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin adil yargılanma hakkı kapsamındaki lekelenmeme hakkının da ihlali niteliğinde olacağı, zira yargılamanın geldiği aşama itibarıyla beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin, sanığın atılı suçu işleyip işlemediği hususunda tereddüte yol açacağı, son olarak da sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuk davaları üzerindeki etkisine dair, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2022 tarihli ve 1437-15 sayılı kararında da açıklandığı üzere ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusuyla hukuk hâkiminin tamamen bağlı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek durumlarda artık zamanaşımı nedeniyle düşme kararı değil sanığın daha lehine olan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2-Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafinin Temyiz Talebi Açısından; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen 24.12.2014 tarihli mahkumiyet hükmünden itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı 20.03.2023 tarihli mahkumiyet hükmünden önce 24.12.2022 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.