Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2074 E. 2024/4409 K. – Trafik Güvenliği
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2074
- Karar No
- 2024/4409
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/607 E., 2024/143 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 53/1-3 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararın 31.10.2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 17.01.2015 tarihinde TCK'nın 179/3-2.maddesinde tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine yapılan yargılama sonucunda Mahkemece sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 53/1-3. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin verilen kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.10.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece 31.01.2023 tarihinde bozma ilamına uyulmasına, seri muhakeme usulüne göre işlem yapılabilmesi için yargılamanın 5271 sayılı CMK'nın 223/8-son maddesi gereğince durmasına karar verildiği, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanamamasından dolayı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmesi üzerine, mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 53/1-3. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteği hakkında düşme karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; tayin edilen cezanın paraya çevrilmesini talep ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü sanığın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeyken çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası yaptığı, kaza sonrası alınan doktor raporuna göre 1,57 promil alkollü olduğunun tespit edildiği olayda; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2. Maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyetine ilişkin verilen kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.10.2022 tarihli ilâmıyla; basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine sanık hakkında seri muhakeme usulüne göre işlem yapılabilmesi için yargılamanın 5271 sayılı CMK'nın 223/8-son maddesi gereğince durmasına karar verildiği, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanamamasından dolayı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmesi üzerine, Mahkemece genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 53/1-3. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemin 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde bu süre yeniden işlemekte ise de, TCK'nun 67/4 maddesine göre bu süreyi kesen işlemlerin varlığı halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağı; somut olayda trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK'nın 179/3-2. maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Kayseri (Kapatılan) 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 18/10/2012 tarihli ve 2012/491 Esas 2011/1063 Karar sayılı kararının 31/10/2012 arihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 17/01/2015 tarihinde TCK'nın 179/3-2. maddesinde tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 04/09/2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 17/03/2016 tarihli karar ile açıklandığı, söz konusu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.10.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece 31.01.2023 tarihinde bozma ilamına uyulmasına, seri muhakeme usulüne göre işlem yapılabilmesi için yargılamanın 5271 sayılı CMK'nın 223/8-son maddesi gereğince durmasına karar verildiği, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanamamasından dolayı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmesi üzerine, mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 53/1-3. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği anlaşılmakla; dosyada zamanaşımını kesen en son işlemin 17.03.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, bu karardan sonra 31.01.2023 tarihinde muhakemenin durmasına karar verildiği, bu kararın da 14.02.2023 tarihinde kesinleştiği ancak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanamamasından dolayı 13.06.2023 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, mahkemece 16.01.2024 tarihinde sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle derdest durma kararı verilmiş bir dosya varken kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın yok hükmünde olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen karar ile ikinci suç tarihi arasında geçen süre dikkate alındığında inceleme tarihi itibariyle olağanüstü zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki zamanaşımı nedeniyle düşme isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.