Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1985 E. 2025/7272 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1985
- Karar No
- 2025/7272
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1510 E. 2024/143 K SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, müşteki kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarih, 2023/122 Esas, 2023/398 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 35/2, 62/1, 53. Maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2.Hükmün sanıklar tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 24.01.2024 tarih, 2023/1510 Esas, 2024/143 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.03.2024 tarih, 2024/26340 nolu esastan ret görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eylemin suç oluşturduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, sanıkların üzerine atılı 2863 sayılı Kanunun 74/1. Maddesinde düzenlenen kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapma suçunun ancak kazı eyleminin fiilen başlamasıyla oluşmakta olup, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kazı yapılan alanın derinliğinin 40 cm den az olması halinde eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, bu derinliği aşması halinde ise tamamlandığının kabul edildiği, bu halde kazı yapmak amacıyla olay yerine gelinmiş olsa bile, henüz icra hareketlerine başlamadan yakalanan sanıkların eyleminin ancak şartları varsa aynı maddenin 2. Fıkrasında düzenlenen "izinsiz define arama" suçunu oluşturduğundan bahsedilebileceği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2020/748 Esas ve 2020/2691 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere 2863 Sayılı Yasanın 74/2 maddesinde düzenlenen izinsiz define arama suçunun oluşabilmesi için sit alanı yada korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğine haiz yerde kazı eylemi olmaksızın yüzeysel faaliyetler ile araştırma yapılmış olması gerektiği, bu bakımdan kültür varlığı yada define bulmak kastıyla hareket edilmesinin anılan suçları birbirinden ayırmada esas alınacak kriter olmadığı, kazı fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun belirleyici husus olduğu...." nun açıkça gösterildiği, bu halde, dosya kapsamından kazı yapmak için geldikleri olay yerinde henüz bir kazı eylemine başlamadan yakalandıkları anlaşılan sanıkların eyleminin, yakalandıkları aşama itibarıyla 2863 sayılı Kanunun 74/1. Maddesinde düzenlenen kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapma suçu yönünden hazırlık hareketi niteliğinde olduğu ve icra hareketi aşamasına ulaşmamış olması nedeniyle bu suçu oluşturmadığı, sanıkların yüzeysel olarak araştırma yaptıklarına dair de herhangi bir iddia ve delil bulunmadığı gibi, olay yerinin sit alanı ya da korunması gereken taşınmaz kültür varlığı vasfı taşımaması nedeniyle olayda zaten aynı Kanunun 74/2. maddesinde düzenlenen izinsiz define arama suçunun da oluşmayacağı, dolayısıyla atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin sanıkların mahkumiyetine dair kararının kaldırılarak sanıkların unsurları oluşmayan müsnet suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin, 22.03.2023 tarihli dilekçe ile davaya katılma talebinde bulunduğu halde, adı geçen kurumun katılan olarak kabulüne yönelik bir karar verilmediği anlaşılmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.11.2006 tarihli, 2006/2-249-247 sayılı, 15.07.2008 tarihli, 2008/9-95-195 sayılı ve 19.10.2010 tarihli, 2010/9-149-105 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, Kültür ve Turizm Bakanlığının suçtan zarar görmesi ve bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 237 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, açılan davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Alaçam Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.