Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1562 E. 2025/6253 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1562
- Karar No
- 2025/6253
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/911 E. - 2023/1746 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında asıl ve birleşen dosyada 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan aynı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53, 51/1-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin ve sanığın istinaf başvurularının kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 3.120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; hükmün gerekçesinin isabetli olmadığına, sanığın üst sınırdan cezalandırılıp, indirim uygulanmaması gerektiğine, Sanık müdafinin temyiz isteği; eksik incelemeye, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, bilirkişi raporlarının hatalı olduğuna, eylemin tek suç oluşturduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 22.10.2018 ve 30.10.2018 günü .. örenyeri güvenlik görevlileri tarafından yapılan kontroller sırasında 3. derece arkeolojik sit alanında sanık tarafından demir iskeletli ahşap ev yapıldığının tespit edilmesi üzerine iki ayrı tutanak tanzim edildiği, ... görevlilerince yerinde yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan 05.11.2018 tarihli raporda, suça konu evlerden birinin tamamlanmış vaziyette, diğerinin ise tamamlanmak üzere olduğunun belirtildiği, kolluk kuvvetlerince düzenlenen 09.01.2019 tarihli tutanakta ise evin ön cephesinde havuz yapılmış olduğunun, havuzun etrafında tahta ile yapılmış balkon bulunduğunun, balkonun çevresinde 75 cm yükseklikte korkuluk olduğunun tespit edildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2019 tarihli ve 2019/184 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 3. derece arkeolojik sit alanında izin almaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu iddiasıyla dava açıldığı, .. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/204 Esasına kaydedilen dosyanın, sanık hakkında aynı eyleme ilişkin olarak .. Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2019 tarihli ve 2019/68 Esas sayılı iddianamesi ile açılan ve .. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/100 Esasında kayıtlı bulunan dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen dosyalar yönünden sanık hakkında ayrı ayrı mahkumiyet hükmü tesis edildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin ve sanığın istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp, "Birinci tutanak tutulduktan sonra eylemine devam eden sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, sanığın eylemi dolayısıyla ilk iddianamenin kabul tarihi olan 04.02.2019 tarihinde hukuki kesintinin gerçekleştiği, bu tarihten sonra ise sanığın eylemine devam edip etmediği noktasında dosyada herhangi bir tespit bulunmadığı, bu nedenle sanığın eyleminin hukuki kesinti gerçekleşmeden önce zincirleme şekilde 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesine aykırılık suçunu oluşturduğu" değerlendirilerek mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "02.11.2018" şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kaş Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde karar verildi.