Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6616 E. 2024/4416 K. – Trafik Güvenliği
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6616
- Karar No
- 2024/4416
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/12 E., 2023/361 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/2, 62/1, 50/1-a, 52/2.maddeleri uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.12.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına, basit yargılama usulü hükümlerinin sanık hakkında uygulanmaması yönünde karar verilerek sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/2, 62/1, 50/1-a, 52, 52/4.maddeleri uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemi hakkında hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebebi; cihazın hatalı ölçüm yapma ihtimalinin araştırılmadığına, müvekkilinin lekelenmeme hakkı (masumiyet karinesi ilkesi), menfaat ilkesinin zedelendiğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, müvekkilimin herhangi bir eylemi ile trafik güvenliğini tehlikeye soktuğuna dair bir tespit bulunmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, sadece alkolmetre cihazını kesin delil kabul etmek akla, mantığa, anayasaya, evrensel hukuk ilkeleri prensiplerine, insanlığa ve adalet anlayışına aykırı olduğuna, müvekkilinin olay tarihinde boğazları ağrıdığından araca bindiği esnada boğaz spreyi kullanmış olduğuna, kullandığı bu boğaz spreyinin ölçüme etkisi olup olmadığını bilmediğinden ifadesi alınırken bu durumu açıklamamış ise de yargılama esnasında bu hususu belirtmiş olmasına rağmen kullanılan spreyin ölçüme etkisinin bulunup bulunmadığı yönünde bir inceleme yapılmamış ve beraber yemek yedikleri iki tanığın dinlenmemiş olduğuna, HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) üst mahkemelere başvurulara engel olduğundan kabul edilmemiş olduğuna, çünkü müvekkilinin suçsuz olduğu inancının tam olduğuna ve kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 02:00 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halinde iken trafik ekiplerince durdurulduğu ve yapılan alkol ölçümünde 1,48 promil alkollü olduğunun belirlendiği olayda; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2. Maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.12.2022 tarihli ilâmıyla; basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanmaması yönünde karar verilerek sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/2, 62/1, 50/1-a, 52, 52/4.maddeleri uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında netice ceza olarak tayin edilen 25 gün hapis cezasının gün para cezasına çevrilmesi sırasında, uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin üçüncü paragrafının hükümden çıkarılarak yerine, "Sanığa verilen 25 gün hapis cezasının, TCK'nın 50/3-1.a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesine göre adli para cezasına esas tam gün sayısının 25 tam gün olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesine göre bir gün karşılığı 20,00 TL olmak üzere sanığın neticeten 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin yazılması suretiyle, hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.