Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6573 E. 2024/4421 K. – Trafik Güvenliği

Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6573
Karar No
2024/4421
Karar Tarihi
Konu
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/424 E., 2023/736 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1-3, 58/6. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.11.2020 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına, basit yargılama usulü hükümlerinin sanık hakkında uygulanmaması yönünde karar verilerek sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1-3, 58/6.maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.11.2021 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1-3, 58/6.maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz istemi hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; kararın adil olmadığına, hükmün açıklanması veya ertelenmesine karar verilmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 23:30 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken trafik ekiplerince durdurulduğu ve yapılan alkol ölçümünde 1,40 promil alkollü olduğunun belirlendiği olayda; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2. Maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.11.2020 tarihli ilâmıyla basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına, basit yargılama usulü hükümlerinin sanık hakkında takdiren uygulanmaması yönünde karar verilerek sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1-3, 58/6 maddelerine göre 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.11.2021 tarihli kararıyla; "...1-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kalkandere Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/18 esas 2013/5 karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1. cümle maddesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1. cümle maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri ilgili mahkemece yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanık hakkında bahsedilen ilam esas alınarak TCK'nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2-Sanığın sabıka kaydının incelenmesinde; adli sicil kaydındaki Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2010 tarih, 2011/219 esas 2011/960 karar sayılı kararıyla verilen mahkumiyetin elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan verilmiş hükme ilişkin olduğu, 05.07.2012 günlü, 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 82. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 142/1-f. maddesinin yürürlükten kaldırılıp, atılı suçun aynı Kanunun 163/3. maddesinde yeniden düzenlendiği ve 6352 sayılı Kanunun geçici 2/2. maddesi uyarınca elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan mahkumiyeti bulunan kişinin, 6352 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde katılan kurumun zararını tamamen tazmin etmesi halinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağının öngörüldüğü anlaşılmakla, sanık hakkında enerji hırsızlığı suçundan kurulan mahkumiyetin tekerrüre esas alınma ihtimali olduğundan, sanığın katılan kurum zararını giderip gidermediği ve 6352 sayılı Kanunun geçici 2/2. maddesi uyarınca uygulama yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra 08.11.2021 tarihli ilâmın gerekleri yerine getirilmiş ve sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1-3, 58/6.maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6573, K. 2024/4421, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-6573-e-2024-4421-k-8dfcbb2d3ac6