Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6255 E. 2025/5714 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6255
- Karar No
- 2025/5714
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2226 E., 2023/615 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/2 maddesi gereğince; Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01.03.2022 tarih ve 2020/25 Esas, 2022/145 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun 67/2, TCK'nın 62, 52,51 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan vekilinin temyiz nedenleri; ceza miktarına, erteleme koşullarının oluşmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. B. Sanık müdafinin temyiz nedenleri; sanığın suça konu eşyaların niteliğini bilmediğini, suç işleme kastının olmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın suç işleme kastıyla hareket ettiklerine dair savunmasınun aksine cezalandırılmaya yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, somut delil elde edilemediğinden CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Yapılan yargılamalar sonunda toplanan tüm delillere göre; kendilerine gelen suç ihbarını değerlendiren ..., ihbara konu aracı olay günü kullanan ve sanıkla birlikte yargılanıp hakkında verilen beraat kararı incelemesinden geçerek kesinleşen ...'e ulaştıkları, ...'in beyanı üzerine, onun işvereni olan sanık ...'ın konutunda ve eklentilerinde, Cumhuriyet savcısından mesai saatleri dışında gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararı gereğince arama yapıldığı, arama neticesinde sanığın garajında sanığa ait 2 adet sütün kaidesi, 1 adet korinth sütun başlığı ve 1 adet sütuncenin ele geçirildiği, eserler üzerinde, tarafsız bir sanat tarihçisi ve iki ayrı arkeologdan oluşan bilirkişi heyetinin inceleme yaptığı, bilirkişi heyetinin eserlerle ilgili rapor tanzim ettikleri, dosyaya sunulan bahsi geçen rapora göre, eserlerin 2863 sayılı Kanunun 24. maddesinde belirtilen korunması gerekli taşınır kültür varlığı kapsamında olduğu, sanığın savunmasından da açıkça anlaşıldığı üzere, sanığın eserleri yakalanmadan yıllar önce temin ettiği ve bulundurduğu, böylelikle sanığın 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesinde yaptırım altına alınan, bildirimi yapılmamış olan kültür varlığını bulundurduğu, sanığın üzerine atılı suç unsurları itibariyle oluştuğu, Her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından, sanığın yargılamaya konu eserlerinin 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olduğunu bilmemesi, bu tür eserlerin Silifke ilçesinin pek çok yerinde bulunması ve sanığın savunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu belirterek şüpheden sanığın yararlanması gerektiği ilkesi gereğince sanığın beraatine hükmedilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 4. maddesinde yer alan "Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz." şeklindeki düzenleme ile birlikte, sanığın yargılama konusu eserleri uzun zamandır evinde bulundurduğu yönündeki savunması, yaşı ve eğitim durumu nazara alındığında ilk derece mahkemesinin beraat gerekçesi yerinde görülmeyerek sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Olay günü ... plaka sayılı araca sütun başlıkları yüklendiği ihbarı üzerine kolluk görevlilerince çalışmalara başlandığı, suça konu aracın temyiz dışı sanık ... tarafından kullanıldığı patronu olan sanık ...'ın talebi üzerine eski evinden aldığını ve yeni evine götürdüğünü beyan ettiği, sanık ...'ın aşamalarda alınan beyanlarında suça konu eşyalardan bir kısmını 15 yıl önce komşusunun atacağını söylemesi üzerine hatıra olarak saklamak üzere aldığını, bir kısmın da 7-8 yıl önce arkadaşı olan temyiz dışı sanık ...'dan aldığını ancak bunlar için ücret ödemediğini, aksesuar olarak bahçesine dizdiğini beyan etmesi karşısında sanığın suça konu eserleri ticari kasıtla bulundurduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı, bu hali ile sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde hükme bağlanan “kültür varlıklarını bulundurma” suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2025 tarihinde karar verildi.