Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6198 E. 2025/6030 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6198
Karar No
2025/6030
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/662 E., 2023/687 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ladik Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2021 tarih, 2021/47 Esas, 2021/125 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

2. Hükmün istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince duruşma açılarak 05.04.2023 tarih, 2022/662 Esas, 2023/687 Karar sayılı kararı ile hükümler kaldırılarak sanıkların 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.10.2023 tarih, 2023/82548 nolu esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, hükmün katılan kurum lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapmak suçundan sanıklar .. .., .. ve .. hakkında yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetlerine ilişkin Ladik Asliye Ceza Mahkemesince verilen 23/12/2021 tarih ve 2021/47 esas, 2021/125 karar sayılı ilamın, sanık ... müdafi, sanık ... ve katılan kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosyanın, sanığın eyleminin suç teşkil edip etmediği ve ediyorsa suç vasfının belirlenmesi ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesi 2. cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verildiği, duruşma sırasında sanıkların savunmasının alındığı, haklarında 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesi 2. cümlesinin uygulanmama ihtimaline binaen CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanındığı, dosya içerisinde bulunan olay tutanakları, bilirkişi raporları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamından, yukarıda ilk derece mahkemesinin kabulüne ilişkin bölümde ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, olay tarihi olan 24/09/2020 tarihinde Ladik ilçesi Salur Mahallesi Taşlıfare mevkiinde Jandarma görevlileri tarafından gece saat 03.00 sıralarında yapılan kontrollerde sanıkların iş makinesiyle kaçak kaza yaptıklarının ve yaklaşık 4 metre derinliğinde çukur açtıklarının tespit edildiği anlaşılmış olup, sanıkların su kuyusu açtıklarına ilişkin savunmalarının eylemin gece saat 03.00 sıralarında gerçekleşmiş olması nedeniyle hayatın olağan akışına uygun görülmemesi, 24/09/2020 tarihli kolluk tutanağına göre jandarma ekiplerinin olay yerine geldiğini görmeleri üzerine kepçenin ışıklarının kapatılmış ve kaçmaya çalışmış olmaları ve eylemin gerçekleşme biçimi gözetildiğinde sanıkların savunmalarına itibar edilmeyip atılı suçu işledikleri hususunda tam bir vicdani kanıya ulaşıldığı, bununla birlikte, dosya içeriğindeki müze raporu, bilirkişi raporu ve diğer tutanaklardan sanıkların kazı yaptıkları yerin yüzeyinde yaygın Roma ve Helenistik dönem çanak-çömlek ve çatı kremidi mezar parçaları ile mezar kalıntıları bulunduğunun anlaşıldığı ve halkın tarihi özelliğini bildiği anlaşılmış olup, zaten söz konusu yerin sonradan sit alanı olarak ilan edildiği anlaşılmış olup, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre bir bölgenin 2863 sayılı Yasanın 6. maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi için tescilli olması zorunluluğunun bulunmadığı, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığından söz edebilmenin tek şartının alanın doğal yada kültürel özellikleri itibariyle özel bir statüye tabi tutulması gerektiği, tescilin söz konusu durumu açıklayıcı mahiyette olduğu nazara alındığında, somut olayda kazı mahallinin resmen tescil edilerek koruma altına alınmamış olmasının 2863 sayılı Yasanın 74/1-2 cümlesindeki indirim oranının uygulanmasına sebebiyet vermeyeceğinin değerlendirildiği gerekçesiyle hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca .. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, .. Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.07.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6198, K. 2025/6030, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-6198-e-2025-6030-k-cc2f5d8fd62e