Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/4650 E. 2025/5932 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4650
Karar No
2025/5932
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1030 Esas, 2023/644 Karar SUÇLAR : Suç işlemeye alenen tahrik etme, halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2021/409 Esas, 2022/567 Karar sayılı kararı ile sanığın suç işlemeye alenen tahrik etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 214/1, 218, 43/1, 62/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 8 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Aynı kararla; sanığın, halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 216/2, 218, 43/1, 62/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 8 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş; kararlar, sanık tarafından istinaf edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2022/1030 Esas, 2023/644 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Atılı suçları işlemediğine, suçların unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın "..." isimli sosyal medya hesabından İzmir'de ve Eskişehir'de yaşayan vatandaşlarımızı ve.... siyasi partisini destekleyen vatandaşlarımızı aşağıladığı; ayrıca yine aynı vatandaşlar hakkında " bunları diri diri yakmadıkça bu ülke ye huzur gelmeyecektir" şeklinde beyanlarda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Tebliğname'de suç tarihlerinin sanığın yargılamaya konu edilen paylaşımları yaptığı " 02.02.2020, 27.04.2020, 30.06.2020, 09.08.2020, 26.08.2020" tarihleri yerine "02.02.2020" şeklinde yazıldığı tespit edilmekle inceleme yapılmıştır. 1.Sanık hakkında suç işlemeye alenen tahrik etme suçundan kurulan hükme yönelik incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, bilirkişi raporuna göre paylaşımların sanık tarafından yapıldığının saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın İzmir ve Eskişehir'de yaşayan vatandaşlarımızı diri diri yakmak konusunda belirsiz sayıdaki insanları suç işlemeye tahrik etme şeklindeki paylaşımlarına uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın atılı suçu işlemediğine ve suçun unsurlarının oluşmadığına dair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık hakkında halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan kurulan hükme yönelik incelemede ise; 5237 sayılı Kanun'un 216/2. maddesi "Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 27.10.1998 tarihli kararında bölgeyi, “idari veya ekonomik birlik, toprak veya iklim koşullarına göre belirlenen toprak parçası” olarak tanımlamıştır. Somut olayda;... siyasi partisini destekleyenler ile İzmir ve Eskişehir'de yaşayan vatandaşlarımızı aşağılamak şeklindeki sanığın paylaşımlarının incelenmesinde; Dairemizin 04.12.2023 tarihli ve 2023/2771 Esas, 2023/9468 Karar sayılı bozma ilamında ve yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere siyasi partinin bir sosyal sınıf niteliğinde olmaması; ayrıca İzmir ve Eskişehir'de yaşayan vatandaşlarımızın ise bir bölgede yaşayan vatandaşlarımız niteliğinde olmaması ve maddede belirtilen diğer gruplardan birine uymaması hususları birlikte nazara alındığında; suçta ve cezada kanunilik ilkesi bağlamında unsurları yönünden oluşmayan suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Nedeniyle sanık hakkında halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR 1.Sanık hakkında suç işlemeye alenen tahrik etme suçundan kurulan hükme yönelik incelemede; Gerekçenin (1). bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2022/1030 Esas, 2023/644 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2.Sanık hakkında halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan kurulan hükme yönelik incelemede ise; Gerekçenin (2). bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz itirazı yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2022/1030 Esas, 2023/644 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2 maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

TCK 216. maddesini düzenleyen beşinci bölüm başlığı kamu barışına karşı işlenen suçlardır. Siyasi partilerin ideolojik bir taban ve tabanı belirleyen dünya görüşüne mensup kişilerden oluşan seçmen gruplarınca desteklenir. Sanığın seçmenlerine sövdüğü parti kitle partisidir. Kitle partisi olan siyasi partilerin birden çok sosyal sınıfı temsil ettikleri açıktır. Ayrıca tek kişiyi hedefe alarak; aynı eylemlerden dolayı hakaret suçundan cezalandırılacak sanık, tüm toplumu hedef aldığında; daha çok ceza alması gerekirken eylem cezasız kalmaktadır. Kanun’un konuluş amacına aykırı bir durum ortaya çıkmaktadır. Ayrıca sanık, Kitlelerin dünya görüşü olarak benimsediği laiklik prensibine bağlı kalan kişileri aşağılamış, sövmüş, İzmir ve Eskişehir gibi her iki bölgemizin karakteristik özeliği taşıyan illerde yaşayan insanlara sövüp, hakaret etmiştir. Burada sanık insanların siyasi tercihini ayrımcılık gerekçesi yaparak; aşağılamıştır. Bu tip sövmeler dolayısıyla çok sayıda insanın müşteki olduğu, benzer olaylarda müşteki durumundaki kişilerin; hakaret edenlere saldırdığı; böylece kamu barışının bozulduğu; eylemin alenen gerçekleştirildiği, düşüncesiyle kararın; onaylanmasının gerektiğini düşünmekteyim, bu gerekçeyle sayın çoğunluğa katılmamaktayım. 07.07.2025

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/4650, K. 2025/5932, T. 07.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-4650-e-2025-5932-k-00e26f6f3cd5