Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6019 E. 2023/5643 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6019
- Karar No
- 2023/5643
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2939 E., 2023/1990 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2015/1206 Esas, 2020/507 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2015/1206 Esas, 2020/507 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 09.07.2021 tarihli ve 2020/3452 Esas, 2021/2353 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine ilişkin hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2022/104 Esas, 2022/384 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 4. Sakarya Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 05.07.2023 tarihli ve 2022/2939 Esas, 2023/1990 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması ile yeniden yapılan yargılama sonucu, sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.09.2023 tarihli, 2023/99052 sayılı temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine, 2. Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Her ne kadar sanık hakkında 1. derece doğal sit alanına iskele ve sundurma yapmak sureti ile üzerine atılı 2863 sayılı yasaya muhalefet suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de; sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş, söz konusu yerde sadece iskele yaptığını ve söz konusu iskeleyi de 1980'li yıllarda yaptığını beyan etmiştir. Bilirkişi raporunda da söz konusu iskelenin sanık savunması ile uyuşur şekilde 25 yıllık olduğu, sundurmaya ise rastlanmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar istinaf bozma ilamında eski tarihli hava fotoğrafları ile karşılaştırılma yapılması istenilmiş ise de; bilirkişi raporlarına da yansıyan ortorofo haritası ve fotoğraflarda alanın ağaçlık olması ve iskelelerin ağaçlar nedeni ile görülmemesi nedeni ile bu hususta kesin bir tespit yapılamamış, bu kapsamda sanığın söz konusu iskeleyi eskime oranı ve genel durumu itibariyle, iskelenin bulunduğu yerin doğal sit alanı ilan edilmesi kararından sonra yaptığına ilişkin kesin bir delil elde edilememesi nedeniyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile beraatine karar verilmiştir." B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü "İlk derece mahkemesince sanığın 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan beraatine dair karar verilmiş ise de; sanığın üzerine atılı suçun suç tarihinin gerekçeli kararda 2014 yılı olarak belirtilse de yapılan keşifler sonucu alınan bilirkişi raporlarına göre suça konu iskelenin yaklaşık 25 yıl önce yapılmış olduğunun belirtildiği, 2863 sayılı Kanun'un 65/1 maddesinde düzenlenen suçun ani hareketli suç tiplerinden olup inşai ve fiziki müdahalenin gerçekleştirilmesiyle suçun tamamlandığı, sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemin yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 maddesinde belirlenen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımına tabi olup bu süre ilk derece mahkemesinin karar tarihinden önce dolduğu anlaşılmakla sanık hakkında açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve CMK'nın 223/8 maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş, istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf talebi bu sebeplerle yerinde ise de; bu aykırılıklar CMK'nın 303 ve 280/1-c maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan istinaf yoluna başvurulan Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2022 tarih ve 2022/104 (E) ve 2022/384 (K) sayılı ilamının tamamen kaldırılmasına, yerine, sanık hakkında 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmiştir." IV. GEREKÇE 1. Dosya kapsamında mevcut 22.04.2022 havale tarihli inşaat bilirkişi raporunda, suça konu iskelenin 25 yıllık olduğunun belirtilmesi karşısında, mahkemece 21.03.2022 günü icra edilen keşiften geriye doğru 25 yıl gidildiğinde suç tarihinin "1997 yılı" olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. 2. Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65 inci maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7 nci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104 üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 1997 yılından itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 05.07.2023 tarihli ve 2022/2939 Esas, 2023/1990 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bartın Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.