Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5928 E. 2025/270 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5928
Karar No
2025/270
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2537 E. 2023/1487 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ermenek Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2018 tarih, 2018/47 Esas, 2018/218 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'un 67/1. Maddesine aykırılık suçundan; 2863 sayılı Kanun'un 67/1, 5237 sayılı Kanun'un 53. Maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2020/3225 Esas, 2021/277 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiştir. 3. Dairemizin 21.11.2022 tarih, 2021/2505 Esas, 2022/8787 Karar nolu bozma ilamında; " Sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince mahkumiyet hükümleri kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanunun 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümleri bakımından ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanıkların 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatlerine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen 26/01/2021 tarihli, 2020/3225 esas, 2021/277 karar sayılı ilk derece mahkemesinin kararındaki mahkumiyete ilişkin bölümün beraat hükmü ile değiştirilmesi suretiyle hukuka aykırılığın “düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” ilişkin kararın açıklanan nedenle ve sair yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Ceza Dairesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2022/2537 Esas, 2023/1487 Karar sayılı kararı ile duruşma açılmak suretiyle, sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.09.2023 tarih, 2023/91353 nolu esastan ret görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; dava konusu eserler üzerinde bağımsız bilirkişi incelemesi yaptırılarak sanıkların 2863 sayılı Kanun'un 70. Maddesi gereğince cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince; yapılan yargılama, sanıkların savunmaları, arama-el koyma tutanakları, 03/12/2017 tarihli tutanak, Karaman Müze Müdürlüğü görevlilerince düzenlenen 07/12/2017 tarihli rapor ve tüm dosyanın incelenmesi sonunda; 02/12/2017 günü Balkusan Köyü civarı Ermenek- Bucakkışla karayolu üzerinde yapılan emniyet ve kontrol devriyesinde sanık ...'ın sevk ve idaresinde olup durdurulan 70 E 6222 plakalı 1988 Model Mercedes Benz marka otomobilin bagaj içerisinde yer altı metal cisimlerin tespitinde kullanılan detektör cihazının ve çeşitli ebatlarda kazma malzemelerinin bulunduğu, araçta sürücü dışında yolcu olarak diğer sanıkların bulunduğu; sanıkların ayakkabılarında ve kıyafetlerinde çamur lekeleri olduğu, arabada yapılan aramada sürücü koltuğunun altında bir poşet içerisinde tarihi eser niteliğinde olabilecek objelerin bulunduğu; sanıkların savunmalarında özetle; olay günü sanık ...'ın amcası olan Hakkı Ardıç'ın Balkusan Köyü girişi civarında bulunan fidanların olduğu bahçeye gezmek, piknik yapmak ve dibine gübre atmak için gittiklerini, burada ...'in arkadaşlarına kazılacak ağaç diplerini gösterdiğini, sanıklarından ...'in, kazı yapmaktayken bir poşet bulduğunu, poşeti açtıklarında içerisinde bir takım eski paraların olduğunu, ...'in Konya iline gittiğinde müzeye teslim etmek üzere poşeti alarak arabaya koyduğunu, yolda aracın jandarma ekiplerince çevrilerek arama yaptıklarını, araçta bulunan kandilin ...'a ait olduğunu, ...'in bunu daha önce satın aldığını, kazı yapmak, define araştırmak maksadıyla olay yerine gitmediklerini, üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini beyan ettikleri, 03/12/2017 günü, jandarma ekiplerince, suça konu bahçeye gidildiğinde toprak zeminde her hangi bir bozulma olmadığı, kazma-kürek ile iş yapıldığına dair her hangi bir delilin bulunmadığının tespit edildiği, nitekim sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince, 2863 sayılı yasanın 74/1 maddesi uyarınca kültür ve tabiat varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak suçundan açılan davada verilen beraat kararının, Dairenin 26/01/2021 tarihli E.2020/3225-K.2021/277 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı ile kesinleştiği, iş bu dosyada sanıkların eyleminin; bulduklarını iddia ettikleri kültür varlığı olduğu belirtilen eserler hakkında bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket etme olarak nitelendirildiği, sanıkların , bu eserleri, olay tarihinde, bahçede bulduklarını iddia ettikleri; sanıkların savunmalarının aksine bir delil elde edilemediği, 2863 sayılı yasanın 67/1 maddesi uyarınca kültür ve tabiat varlıklarıyla ilgili olarak bildirim yükümlülüğüne mazereti olmaksızın ve bilerek aykırı hareket eden kişinin, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı düzenlenmiştir. Aynı yasanın "Haber verme zorunluğu" başlıklı 4. maddesinde de taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını bulanların, malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde kültür ve tabiat varlığı bulunduğunu bilenlerin veya yeni haberdar olan malik ve zilyetlerin, bunu en geç üç gün içinde, en yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idare amirlerine bildirmeye mecbur olduklarına dair düzenleme bulunduğu, olayda da, sanıkların, olay tarihinde bu eserleri bulduklarını iddia ettikleri, sanıkların savunmalarının aksine delil olmadığı, bu nedenle yasada belirtilen üç günlük sürenin geçmemiş olduğu, bu haliyle sanıkların üzerilerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, her ne kadar, suça konu objeler hakkındaki rapor, tarafsız bilirkişilerce hazırlanmamış ise de; sanıkların üzerilerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle tarafsız bilirkişiden rapor alınmasının sonucu değiştirmeyeceği görülmekle; sanıkların beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Talepleri Açısından; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, katılan vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 2863 sayılı Kanun kapsamında kültür varlığı olduğu tespit edilen eserlerin aynı Kanun'un 75. maddesi gereğince Müze Müdürlüğü'ne teslimine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2022/2537 Esas, 2023/1487 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hükmün (2) nolu bendi hükümden çıkartılarak yerine "2863 sayılı Kanun kapsamında kültür varlığı olduğu tespit edilen eserlerin aynı Kanun'un 75. maddesi gereğince Müze Müdürlüğü'ne teslimine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talepleri Açısından; Olay günü kolluk ekiplerinin yol uygulaması sırasında ...'in kullanımındaki aracın durdurulduğu, araçta yapılan aramada sürücü koltuğunun altında poşet içerisinde tarihi eser olduğu değerlendirilen bir kısım eser ile ön sağ yolcu koltuğunun altında da 1 adet kandil ele geçirildiği, sanığın savunmasında poşet içerisinde ele geçen eserleri olay günü bulduklarını, ancak 1 adet kandili daha önce 400 TL karşılığında Nevşehir'den aldığını beyan ettiği, bu hali ile sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde hükme bağlanan “kültür varlıklarını bulundurma” suçunu oluşturacağı anlaşılmakla; 1 adet kandil üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumu itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadığı, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5928, K. 2025/270, T. 09.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-5928-e-2025-270-k-9593685bfc91