Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5750 E. 2025/8087 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5750
Karar No
2025/8087
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/609 E., 2023/340 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükümlerin; sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca sanıkların beraatlerine ilişkin 17.05.2016 tarihli hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 15.06.2022 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanıklar hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 43/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'ın temyiz sebepleri; suç işlediğine dair dosya kapsamında herhangi bir eylemi ve bu yönde hiçbir delil bulunmamasına rağmen gerekçeden yoksun ibarelere dayalı olarak, eksik araştırma ve inceleme sonucu hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, tanık ...'a kendisi aleyhine tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmadan adı geçenin beyanının alınmasının usûl ve kanuna aykırı olduğuna, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2014/4081 Esas, 2014/19490 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, katılanın herkese açık ... hesabından alınan fotoğrafların diğer sanık tarafından ele geçirilip, tanık ...'a gönderilmesi eyleminde, katılan tarafından ... hesabının herkese açık şekilde kullanılması nedeniyle verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağının gözetilmediğine, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de hükmün bozulması ile beraatine karar verilmesi ya da lehine olan tüm kanun maddelerinin uygulanması istemine ilişkindir.

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın suç işlediğine dair dosya kapsamında aleyhine hiçbir delil bulunmamasına rağmen hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, yargılama sırasında talep etmelerine ve haksız tahrik uygulaması bakımından da önemi bulunmasına rağmen toplanması gereken deliller toplanmadan ve beyanlarına başvurulması gereken tanıklar dinlenilmeden, tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmadan ifadesi alınan tanık ...'ın yeniden dinlenmesi gerektiği de gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğine, herkese açık bir profilden alınan ve kolaylıkla ulaşılan resmin kişisel veri olarak kabul edilemeyeceğinin ve dolayısıyla verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun oluşmayacağının gözetilmediğine, gerekli araştırmalar yapılmadan zincirleme suç hükmünün uygulandığına, esas ve usûl yönünden hatalı kararın sanık lehine bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; sanıklar ... ve ... ile katılanın .... ilçesi ... Ortaokulu'nda öğretmen olarak görev yaptıkları ve katılan ile sanık ... arasında adliyeye intikal eden anlaşmazlıklarının bulunduğu olay tarihinde, sanıkların .... isimli bir elektronik posta adresi oluşturup, oluşturdukları bu hesap üzerinden, birden fazla kişiye ait elekronik posta hesaplarına elektronik ileti gönderdikleri ve elektronik iletinin ekine ekledikleri içkili bar, kafe, restorant gibi ortamlarda katılanın bir kısım arkadaşları ile alkol alırken çekilmiş üç adet fotoğrafını, fotoğrafların üzerine bir kısım açıklamalar yaparak ifşa ettikleri, dosyada mevcut 14 Temmuz 2014 tarihinde oluşturulduğu belirlenen ... isimli elektronik posta adresine, sanıkların kullanımındaki cep telefonu numaraları ile 18, 19, 21, 23 Temmuz 2014 tarihlerinde erişim sağlandığına dair Muğla Emniyet Müdürlüğünün 25.08.2015 tarihli ve tahkikat evrakı konulu yazısı ile ekindeki belgeler, bozma öncesi alınan sanık ...’nin; “…iddianameye konu mesajı ve fotoğrafları gönderdim… yollamış olduğum fotoğraflar internetten herkesin ulaşabildiği fotoğraflardı, yani bu fotoğrafları herkes zaten görebiliyordu…” şeklindeki ikrar içerir savunması ile sanık ...’in; “…tahminimce .... bu mesajı atarken yine benim ... hesabımdan bağlandığı için benim telefonumdan bağlantılı görünmüştür…” biçimindeki savunması, tanıkların anlatımları ve diğer deliller birlikte göz önünde bulundurulduğunda, sanıklara isnat edilen eylemlerin sübut bulduğu, ancak daha önce ... adlı sosyal paylaşım sitesinde katılanın arkadaşları tarafından paylaşılan katılanın günlük kıyafetleriyle poz vermiş şekilde çektirdiği fotoğraflar, katılanın başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyeceği özel hayatına ilişkin görüntüler olarak değerlendirilemeyeceğinden, sanıkların sübut bulan ve iddianamede görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu olarak nitelendirilen eylemlerinin, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu ve sanıkların değişen suç vasfına göre cezalandırılmaları gerektiği, ayrıca sanıklar tarafından bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılana karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi nedeniyle zincirleme suç hükmünün uygulama koşullarının da oluştuğu kabul edilerek, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 136/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca zincirleme şekilde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ...'ın ve sanık ... müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Oluşa ve dosya kapsamına göre sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde müşterek fail olarak suçu işledikleri kabul edilmesine rağmen 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine uyulmaması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Fethiye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ...'ın ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının (A) ve (B) harfleri oluşan bölümlerinin (1) numaralı paragraflarında yer alan "5237 sy. TCK’nın 136/1.maddesi gereğince" ibarelerinin, "5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 136/1. maddesi gereğince" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle hükümlerin, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5750, K. 2025/8087, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-5750-e-2025-8087-k-060075236f85