Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5630 E. 2026/5475 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5630
Karar No
2026/5475
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/215 E., 2023/30 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemenin sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62... /6. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 2 yıl süreyle meslek ve sanat icrasından yasaklanmalarına ilişkin kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Mahkemece sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62... /6. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 2 yıl süreyle suçun işlenmesine sebebiyet verilen meslek ve sanat icrasından yasaklanmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, meydana gelen olayda sanıkların kusurlarının bulunmadığına, olayda bilinçli taksir unsurlarının oluşmadığına, kaza sebebiyle mağdurların zararlarının karşılandığı hususu dikkate alındığında temel cezanın asgari sınırdan belirlenmesi gerektiğine, usûl ve kanuna aykırı mahkûmiyet kararının bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda, sanıklar ... ve ...'ın, .. Tıbbi Gazlar A.Ş.nin sorumlusu ve yetkilisi oldukları, sanıkların bu işyerinde oksijen, argon, azok, karbondioksit gazlarının depolama, dolum ve satış işiyle uğraştıkları, 26.04.2012 tarihinde işyerine dolum için gelen boş tüplerin araçtan işyerinin rampasına indirildikleri sırada oksijen tüplerinden birinin patlaması sonucu kazanın meydana geldiği, kaza sonucu işyerinde çalışan işçiler ... ve ...'ın öldükleri, ... ve ...'in ise yaralandıkları, şikâyetçi ve mağdurların şikâyetlerinden vazgeçtikleri, ölen ...'ın otopsi raporuna göre genel beden travmasına bağlı kırık, beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu, ...'ın da patlamaya bağlı parça ve basınç etkisi ile oluşan yaygın iskelet kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, meduller şok ve iç organ yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu öldüğünün belirlendiği, hükme esas alınan 10.07.2013 tarihli ve 18.05.2015 tarihli bilirkişi raporlarına göre, sanıkların olayın meydana gelmesinde asli kusurlu oldukları, ölenler ve yaralıların ise kusursuz olduklarının belirlendiği, sanıkların sorumlusu oldukları işyerinin ruhsatlı çalışma yönünden eksiklerinin bulunduğu, bu konuda sanıkların tevilli savunmalarının bulunduğu, bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere, çalışma ruhsatı olsa dahi, somut olayda patlayan tüplerin işe ehil kişiler tarafından denetlenebilir şekilde toplanmadığı, teknik özelliklerine göre işletmeye alındığının sabit olmadığı, kimyasal özellikleri ve ticari formu itibarıyla bu tüplerin muhafaza ve taşınma koşullarının belirsiz olduğu ve bu hususlara riayet edildiğinin işletme sahibi sanıklar tarafından ispatlanamadığı gibi, söz konusu tüplerin taşınması ve nakli hususunda ölenlere ... verilmediği ve aksinin sanık savunmasında ortaya konulamadığı gibi tanıkların da bu yönde sorumluluktan kurtarıcı bir beyanlarının olmadığı, patlama her ne kadar sert beton zemine düşen tüpün infilakı ile meydana geldiği belirtilmiş ise de olay yeri inceleme sonuçları ve tanık beyanları gözetilerek tüpün, nakliye aracından dışarı alınması sırasında araç kasası içine düşmekle taşıma sırasında kazanın meydana geldiği, tehlikeli maddenin taşınma koşullarını düzenlemek ve taşımayı uzman kişilerin nezaretinde yapmak suretiyle çalışılması gerekirken bu yola gidilmeyerek sanıkların taksirli davrandıkları ve eylemlerini açıkça mevzuat tedbirlerini almayarak, ruhsatsız denetim koşulları dışında işi icra etmek ve ettirmekle bilinçli taksirle gerçekleştirdiklerinin kabulü ile sanıklar hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Sanıkların sahip oldukları tüp dolum tesisini ruhsatsız olarak işlettiklerinin kabul edilmesi karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında anılan Kanun hükmünün uygulanmasına karar verilmesi,

2.Yargılama giderlerinin sanıklardan "sebebiyet verdikleri oranda" tahsili yerine "eşit olarak tahsili" şeklinde karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Mahkemenin kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının (A-5) ve (B-5) numaralı bentlerinin hükümden çıkarılması ve hüküm fıkrasının (C) numaralı bendinde yer alan "eşit olarak tahsili" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "sebebiyet verdikleri oranda" yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, İstanbul Anadolu 19. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5630, K. 2026/5475, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-5630-e-2026-5475-k-4e5413a367cd