Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5238 E. 2025/2685 K. – Özel Hayatın
Konu: Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5238
- Karar No
- 2025/2685
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/211 E., 2011/104 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal İNCELEME KONUSU HÜKÜM : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 134/1, 62/1, 53, 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkûmiyetine dair Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2011 tarihli ve 2010/211 Esas, 2011/104 Karar sayılı kararının temyiz edilmeden 13.04.2021 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-07-23452-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58413 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58413 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, somut olayda müşteki Mahmut Küçüktekin'in Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen 22/11/2010 tarihli duruşmasında şikâyetçi olmadığını beyan etmesi ve sanığın şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanın da bulunmaması karşısında, sanık hakkında soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçundan anılan Kanun'un 73/4. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri gereğince, şikâyet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ceza tayin olunmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma, 5271 sayılı CMK'nın 309 ve 310. maddelerinde, olağanüstü ve istisnai bir kanun yolu olarak düzenlenmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde, hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması talebini, kanuni nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması talebini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ilgili ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi hâlinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse talep reddedilecektir. Böylece ülke genelinde uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümdeki hukuka aykırılıkların, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, CMK'nın 34/2, 231/2, 232/6, 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. 5271 sayılı CMK'nın "Kararlarının açıklanması ve tebliği" başlıklı 35. maddesin üçüncü fıkrasındaki "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır." şeklindeki düzenleme uyarınca, Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanığa okunup anlatılmadan "gerekçeli kararı aldım tebellüğ ettim" şeklindeki 05.04.2011 tarihli tebliğin usulsüz olduğu ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklindeki düzenleme uyarınca kesinleşmeyen hükmün temyiz kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.