Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4816 E. 2023/5786 K. – Trafik Güvenliği

Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4816
Karar No
2023/5786
Karar Tarihi
Konu
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/49 E., 2021/695 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bodrum Kapatılan 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 02.04.2009 tarihli 2005/1464 Esas 2009/1 Karar sayılı karar ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19.03.2009 tarihinde kesinleşmesine müteakip, denetim süresi içerisinde 2009 yılı Eylül ayında vergi usul kanuna muhalefet suçundan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile sanığın, 5237 sayılı Kanunun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli, 2021/49 Esas 2021/695 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.06.2023 tarihli evrakı ile Kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2023 tarihli 94660652-105-48-23922-2022-Kyb sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/48534 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, suçun 09/08/2005 tarihinde işlendiği, sanık hakkında verilen 04/02/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 19/03/2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 2009 yılında yeniden suç işlediği, denetimde işlenen suça ilişkin Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/09/2020 tarihli ve 2013/144 esas, 2020/338 sayılı kararına konu suçun Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçu olduğu ve suç tarihinin 2009 yılı olarak belirtildiği, gerekçeli kararın incelenmesinde eylemin 2009 yılı Ocak, Nisan, Mayıs, Haziran, Ağustos ve Eylül aylarında işlendiği tespitinin bulunduğu, bu yönden sanık lehine olarak 01/04/2009 tarihi dikkate alınsa dahi; sanığın denetim süresi içerisinde 01/04/2019 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 19/03/2009 ile 01/04/2009 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin 13 gün süre ile durduğu ve zamanaşımı süresinin sanığın sorgusunun yapıldığı tarihte son kez kesildiği nazara alındığında; sanığın sorgusunun yapıldığı 26/01/2009 tarihinden hükmün açıklandığı 07/12/2021 tarihine kadar geçen 12 yıl 10 ay 11 günlük süreden, zamanaşımının durduğu 13 günlük süre mahsup edildiğinde geriye kalan 12 yıl 9 ay 28 günlük sürede olağan dava zamanaşımı süresinin tamamlandığı gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için 5237 sayılı Kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı için öngörülen sürenin, 5237 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 26.01.2009 gününden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 07.12.2021 tarihine kadar geçen 12 yıl 10 ay 11 günden, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19.03.2009 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suç tarihi olan sanık hakkında lehe olarak belirlenen 01.09.2009 tarihleri arasında geçen 5 ay 13 günlük durma süresi de çıkarıldığında 12 yıl 4 ay 29 gün geçmiş olduğu cihetle, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli, 2021/49 Esas, 2021/695 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4816, K. 2023/5786, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-4816-e-2023-5786-k-da2d917d8928