Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4720 E. 2025/5061 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4720
- Karar No
- 2025/5061
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1012E. - 2023/1135K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2021 tarihli ve 2020/19 Esas, 2021/236 Karar sayılı ilamı ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yürütülen yargılama neticesinde imar kirliliğine neden olma suçundan kamu davasının etkin pişmanlık nedeni ile TCK 184/5. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1-2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4, 53 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 4000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanık müdafii tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın suç kastıyla hareket etmediğine, yapı ruhsatına uygun olarak inşaatın tamamlandığına, Belediye tarafından müvekkiline zemin + 3 kat olacak şekilde ruhsat verildiğine, bilirkişi raporunun hatalı olduğuna , sair ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamından ... İli, Efeler İlçesi, ... Mahallesinde bulunan, tapunun 99 pafta, 845 ada, 56 parsel numarasında kayıtlı, ... 3.Derece Arkeolojik Sit Alanında kalan taşınmazda, İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 14.06.2000 tarih ve 9478 sayılı kararı ile bodrum+zemin+1 katlı olarak düzeltilmiş şekliyle uygun bulunan projesi doğrultusunda yapılaşmaya gidilmediğinin ( zemin+3 kat olacak şekilde yapılaşmaya gidildiğinin) tespiti üzerine sanık hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve yürütülen soruşturma neticesinde sanığın 2863 sayılı yasanın 65/1 maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde hatalı değerlendirme ile sanığın yapı kayıt belgesi aldığından bahisle imar kirliliğine neden olma suçundan açılmış bir dava olmamasına rağmen kamu davasının etkin pişmanlık nedeni ile TCK 184/5. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Sanığın aşamalardaki benzer savunmalarında; suç kastıyla hareket etmediğini, gerekli izinler doğrultusunda inşaatı tamamladığını, yapı ruhsatının bulunduğunu, imar barışından faydalanarak yapı kullanım belgesi de aldığını beyanla suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yürütülen yargılama kapsamında 10.03.2023 tarihinde icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 20.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 14.05.1270 tarih ve 30 sayılı kararı ile sit sınırları belirlenerek tescil edilen, ... Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 10.05.2012 tarih ve 612 sayılı kararı ile son şeklini alan ve aynı Kurulun 27.09.2012 tarih ve 983 sayılı kararıyla Koruma Amaçlı İmar Planı uygun bulunan ... 3.derece arkeoloiik sit alanı içerisinde yer aldığı, keşif günü itibariyle Kurul kararında belirtildiği şekliyle Bodrum +zemin +1 kat olarak inşa edilmediği, izinsiz uygulamaların kaldırılmadığı ve zemin +3 kat olarak inşa edildiği ve kurul kararına aykırı hareket edildiğinin belirtildiği, inşaat bilirkişi değerlendirmesine göre mevcut yapılaşmanın Google Earth görüntülerine göre Ekim 2013 yılı itibarıyla ivme kazandığı ve Mayıs 2014 yılı itibarıyla tamamlanmış olduğu, Ocak 2015 yılı itibarıyla net şekilde tamamlanmış olarak görüldüğünün belirtildiği, dosya arasında yer alan ... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 20.02.2014 tarihli yazısında yapının zemin +3 kat olarak tamamlanmış vaziyette olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince yürütülen yargılama neticesinde; " İmalatların gerçekleştirildiği parsellerin ... III. Dcrece Arkeolojik Sit Alaninda kaldığı hususunda hiçbir tartışmanın bulunmadığı, sanık tarafından inşaata başlanmadan 2863 sayılı yasaya uygun olarak başvuruların yapıldığı, ...Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 14.06.2000 tarih ve 9478 sayılı karan ile bodrum+zemin+1 katlı olarak düzeltilmiş projenin uygun bulunduğu , sanığın bu davranışının da parsellerin III. Dcrece Arkeolojik Sit Alaninda kaldığı hususunu bildiğini ortaya koymaktadır. Sanık tarafından alınan bu onaya rağmen bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde onaylı projeye aykırı olarak zemin+3 katlı imalat gerçekleştirdiği, sanık tarafından daha sonradan Yapı Kayıt Belgesi alınarak yargılama dosyasına ibraz etmiş, İlk Derece Mahkemesi tarafında Yapı Kayıt Belgesine itibar edilerek düşme kararı verilmiş ise de ayrıntıları Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 09/05/2019 tarih ve 2018/5602 esas, 2019/5923 Sayılı kararında ve benzer birçok kararında belirttiği üzere 2863 sayılı Yasanın 65. maddesinin TCK'nın 184. maddesine göre özel norm niteliğinde bulunduğu, özel normun önceliği ilkesi gereği sübut bulan eylemin öncelikle 2863 sayılı Yasanın 65. maddesi kapsamına girip girmediği değerlendirilerek bu suçun unsurlarının oluşmaması halinde imar kirliliğine neden olma suçuna ilişkin değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeksizin düşme kararı verilmesi hukuka aykırıdır. Bu nedenle sanığın inşaat yapım aşamasında tüm yasal şartları gerçekleştirdiği ve yapı kayıt belgesi aldığı yönündeki savunmalarına itibar etmek mümkün olmamıştır." gerekçeleriyle katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Tüm dosya kapsamından sanık tarafından Kurula öncesinde başvuruda bulunulduğu da dikkate alındığında sanığın Belediyeden yapı ruhsatı aldığına ve bu ruhsata dayanarak inşaatı tamamladığına, hukuka aykırı hareket etmediğine dair savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi.