Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1753 E. 2025/4922 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1753
- Karar No
- 2025/4922
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1402 E., 2023/3931 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 04.04.2022 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, Davalı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve el koyma nedeniyle 342.000,00 TL maddi tazminat ve 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulüne 3.807,73 TL kazanç kaybından oluşan maddi tazminatın 23.08.2017 tarihinden, 27.000,00 TL araç bedelinin 24.08.2017 tarihinden ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 23.08.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekili ve davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri;eksik inceleme yapıldığı, taleplerinin karşılanmadığı, takdir edilen tazminat miktarlarının müvekkilinin mağduriyetini gidermediği ve bu nedenle hükmün bozulması gerektiği hususuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerekirken istinaf talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu nedenle hükmün bozulması gerektiği hususuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/574 Esas 2021/304 Karar sayılı ceza dosyası incelendiğinde, göçmen kaçakçılığı suçundan yürütülen soruşturma kapsamında...plakalı araca İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/2991 D. İş sayılı ve 24.08.2017 tarihli kararı ile el konulmasına karar verildiği, davacının göçmen kaçakçılığı suçundan 23.08.2017 tarihinde gözaltına alındığı, 24.08.2017 tarihinde tutuklandığı, 23.08.2017-02.11.2017 tarihleri arasında 71 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı ve yapılan yargılama sonunda beraatine ve...plakalı aracın üzerindeki takyidatın kaldırılmasına hükmedildiği, beraat hükmünün 04.01.2022 tarihinde kesinleştiği, aracın yediemin otoparkında bulunamadığından sahibine iade edilemediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Davalı vekilinin temyiz isteminin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 08.11.2023 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından 10.11.2023 tarihinde yapıldığı ve bu itibarla katılma yoluyla temyiz olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Tazminata konu ceza dosyası kapsamında, davacıya ait aracın yediemin otoparkında bulunamaması sebebiyle iade edilemediğinden el koyma tarihindeki aracın bedelinin maddi tazminat olarak ödenmesine hükmedilmişse de; Dosya kapsamından minibüs cinsinde, ticari kullanıma sahip olduğu tespit edilen araca ilişkin, el koymadan kaynaklı davacının uzun süre aracını kullanamaması nedeniyle uğradığı kazanç kaybından, bakım, yakıt, amortisman gibi giderlerin düşülmesi suretiyle, net kazanç kaybının da tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, 2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.