Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4613 E. 2024/123 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4613
Karar No
2024/123
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 06.03.2023 tarihli ve 2023/178 Esas, 2023/151 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında, İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2014/327 Esas, 2022/524 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (31). Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2023/178 Esas, 2023/151 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (31). Ceza Dairesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2023/178 Esas, 2023/151 Karar sayılı ek kararı ile katılan vekilinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; 1. Mahkeme kararının zamanında temyiz edildiğine, 2.Sanığın üzerine atılı suç yönünden cezalandırılması gerektiğine, 3. Zamanaşımı süresinin dolmadığına, 4. Diğer temyiz nedenlerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2014 Tarih ve 2014/41998 Esas sayılı İddianamesi ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanununa muhalefet suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, sanık savunması, tapu kayıtları, keşif tutanağı, 16.09.1992 tarihli yapı tatil tutanağı, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararları, bilirkişi raporları, inceleme raporları, nüfus kayıtları, diğer bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı kül halinde değerlendirildiğinde; İstanbul İli, Sarıyer ilçesi, Rumelikavağı Mahallesi, Köprü Sokak 118 Pafta, 835 Ada ve 7 Parselde bulunan 15 kapı numaralı iki katlı ahşap yapının sanık ...'in eşi Hüseyin Aykut tarafından 07.05.1973 tarihinde edinildiği, Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.2005 Tarih ve 2005/8 Esas, 2005/441 Karar sayılı ilâmı ile anılan parselin 120/1440 hissesinin Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 28.12.2005 tarihinde kesinleştiği, tescil işleminin ise 22.02.2006 tarihinde gerçekleştirildiği, Bölge Kurulunun 01.12.2010 Tarih ve 4814 sayılı Kararı ile söz konusu taşınmazın II. Grup korunması gerekli kültür varlığı olarak tesciline karar verildiği sanık ...'in sakini olduğu yapının yasal ve tescilli yapı olduğu, edinim tarihinden bu yana 2863 sayılı Kanuna aykırı şekilde değişiklik yapıldığına dair herhangi bir tespit yapılamadığı, izahı yapılan nedenlerle, her ne kadar sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir." denmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü "Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu ile sanık savunma ve beyanlarına göre; suça konu olan İstanbul İli Sarıyer İlçesi Rumelikavağı mahallesi 835 Ada, 7 sayılı parselde bulunan tapu kaydının beyanlar hanesinde II. grup korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı şerhi bulunan 15 kapı nolu binanın sanığa ait olduğu, bahse konu binalarla ilgili olarak İstanbul III Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 25.08.2010 tarihli yazısı ekinde yer alan ve taşınmazda yapılan incelemelere dayalı olarak düzenlenen, aykırı imalatların tespitinin yer aldığı inceleme raporunun 24.08.2010 tarihli olduğu, yine aynı taşınmazla ilgili olarak yerinde yapılan incelemeye dayalı olarak düzenlenen 02.12.2010 tarihli inceleme raporu ile bahse konu aykırılıklarla ilgili olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca düzenlenen 16.09.1992 tarihli 1 Nolu yapı tatil zaptının düzenlenmiş olması karşısında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunun, ani hareketli suç tiplerinden olması nedeniyle, tescilli ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığının bulunduğu binada ve aynı parselde bitişik binalarda gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahalelerin, yapıldığı anda 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunun oluşumuna sebebiyet verileceği dikkat alınarak, ilk derece mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere suça konu olan aykırılıkların 16.09.1992 tarihi öncesinde yapılmış olduğundan suç tarihinin 16.09.1992 tarihi ve öncesinin olduğunun kabulü ile bu tarihin suç tarihi olarak kabul edildiğinde, 16.09.1992 tarihinden itibaren suç tarihinde yürürlükte olan ve dava zamanaşımı bakımından sanığın lehine ait olduğu anlaşılan 765 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre asli ve uzamış zamanaşımı sürelerinin iddianamenin düzenlendiği 15.10.2014 tarihi itibariyle dolduğu ve dava zamanaşımın gerçekleştiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.11.2020 tarih 2010/2-136 E 2010/229 K sayılı kararında belirtildiği üzere "zamanaşımının gerçekleşmesi halinde derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç, öncelikle “beraat” değil, “zamanaşımı nedeniyle düşme” kararı verilmesi gerektiğinden, 765 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmakla, ancak bu aykırılığın olayın daha fazla aydınlatılmasına ihtiyaç duyulmadan 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğu görüldüğünden ;Yerel Mahkeme kararındaki sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin gerekçe kısmı ile hüküm kısmının hükümden çıkarılarak yerine;"Sanık ... hakkında açılan kamu davasının suç tarihinden itibaren iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar dava zamanaşımı bakımından sanığın lehine olan 765 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen süreler geçmiş olduğundan dolayı sanık hakkında açılmış olan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşürülmesine, ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine," karar verilmiştir. III. GEREKÇE Katılan vekilinin bölge adliye mahkemesi kararını 13.02.2023 tarihinde tebellüğ ettikten sonra UYAP sistem kayıtlarına göre 28.02.2023 tarihinde temyiz dilekçesi sunduğunun anlaşılması karşısında, asıl hükme yönelik temyiz itirazının yasal süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2023/178 Esas, 2023/151 Karar sayılı ek kararında isabet bulunmadığından, temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; İstanbul III Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 01.12.2010 tarih 4814 sayılı kararı ile tescil edilen yapı üzerinde izinsiz fiziki ve inşai müdahale yapıldığından bahisle sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2014/327 Esas, 2022/524 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verildiği, katılan vekilinin istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (31). Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2023/178 Esas, 2023/151 Karar sayılı kararı ile suça konu olan aykırılıkların 16.09.1992 tarihi öncesinde yapılmış olduğundan suç tarihinin 16.09.1992 tarihi ve öncesinin olduğunun kabulü ile bu tarihin suç tarihi olarak kabul edildiğinde, 16.09.1992 tarihinden itibaren suç tarihinde yürürlükte olan ve dava zamanaşımı bakımından sanığın lehine ait olduğu anlaşılan 765 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre asli ve uzamış zamanaşımı sürelerinin iddianamenin düzenlendiği 15.10.2014 tarihi itibariyle dolduğu ve dava zamanaşımın gerçekleştiğinden bahisle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, sanık savunması, 16.09.1992 tarihli yapı tespit tutanağı, kurul kararları ve 29.02.2016 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunamamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (31). Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2023/178 Esas, 2023/151 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4613, K. 2024/123, T. 11.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-4613-e-2024-123-k-8dd0aa682492