Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3295 E. 2026/4606 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3295
Karar No
2026/4606
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/4431 E., 2022/2539 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusura, ceza miktarına ve bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 27.01.2019 tarihinde, gece vakti, aydınlatmalı, meskun mahal içi, iki yönlü, asfalt caddede sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile alkollü olarak ile seyri sırasında, virajda direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine otomobilin ön kısımlarını kaldırım taşına çarptıktan sonra yoldan çıkıp ağaca ve trafik levhasına çarpması neticesinde, otomobilde bulunan bir kişinin ölümü ile sonuçlanan olayda, alkol ölçümünü reddeden sanığın aşırı alkollü olduğuna dair kolluk görevlilerince tutanak tutulduğu gözetilerek alkollü araç kullanması nedeniyle bilinçli taksirle hareket ettiği ve asli kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş, ancak sanığın kusur durumu dikkate alınarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek sanık hakkında eksik ceza tayin edildiği, kaza sonrası alkol metreye üflemeyi iki defa reddeden, muayene olmayı kabul etmeyerek hakkında sağlık raporunun düzenlenmesine engel olan ve kaza sonrası araç içinde bulunan kişilerden kazanın oluşumu konusunda başka yönde beyanda bulunmaları konusunda istekte bulunan sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasının yerinde olmadığı ve sanığın gözaltında kaldığı bir günün 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmediği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan temel ceza 4 yıl hapis cezası olarak belirlenmek ve takdiri indirim uygulanmamak suretiyle yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3295, K. 2026/4606, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-3295-e-2026-4606-k-37fa309abdce