Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3267 E. 2025/1766 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3267
- Karar No
- 2025/1766
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/955 E., 2022/1712 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzelterek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davalı vekilinin haksız el koyma nedeniyle el konulan eşyaların muhafaza edildiği antrepoya ödediği 397.420,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 397.420,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinden sonra açıldığına, bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğine, ayrıca hükmedilen maddi tazminat miktarının yüksek olduğuna, davacı lehine fazladan vekalet ücretine hükmedildiğine, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/10 Esas – 2009/363 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı şirketin " 106 kap demode vaziyetteki jetonla çalışan oyun aletleri"ne 4926 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 19.01.2007 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda dava dışı sanıkların beraatine ve el konulan eşyanın sahibine iadesine karar verildiği, kararın 30.04.2013 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı Kanun'un 142/1. Maddesinde "karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir" hükmü gereği, davanın bir yıllık süresi içinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince tazminat davasının dayanağı olan İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/10 esas, 2009/363 karar sayılı ilamı ile sanıkların haklarında beraat kararı verildiği, ancak bu kararın hüküm kısmında sanıkların sahibi olduğu davacı "... Gıda Elektrik İnşaat Plastik Petrol Ürünleri İthalat ve İhracat San. Tic. Ltd. Şti" nin malen sorumlu olarak belirtilmediği gibi uğranılan zararlardan dolayı CMK 142/1. Maddesinde belirtilen 3 aylık ve 1 yıllık süreler içerisinde ilgililerin tazminat davası açabilecekleri hususuna hükümde yer verilmediği, dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin " hukuki dinlenilme hakkı" olarak zikrettiği davacının uğradığı zarardan dolayı tazminat davası açabileceğine ilişkin yasal haklarının hatırlatılmaması usul ve yasaya aykırı olduğundan davanın süresinde açıldığının kabulünün hakkaniyete daha uygun olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne ve maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Tazminat istemeye hak sahibi olan kimsenin soruşturma ve kovuşturmanın akıbetini ve kesin sonuca bağlanışını takip ederek dava hakkını gecikmeden kullanması öngörülerek düzenlenen 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği belirtilmiş ve dava açma süresi en fazla kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süreye bağlanmıştır. Somut olayda; hükmün 30.04.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç aylık ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık hak düşürücü süreler geçtikten sonra 09.01.2015 tarihinde açıldığı gözetilerek; ilk derece mahkemesince verilen süresinde açılmayan davanın reddine ilişkin hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.