Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9924 E. 2025/1763 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9924
- Karar No
- 2025/1763
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5032 E., 2020/1166 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 7.500,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 867,20 TL maddi ve 1.800,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine, davacının emekli olması nedeniyle yalnızca soruşturma aşamasında kendisini avukat ile temsil ettirmesi nedeniyle soruşturma aşamasındaki işler için ödenmesi gereken avukatlık ücretine hak kazandığı gerekçesi ile maddi tazminat miktarının 825,00 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın düşük olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/15686 soruşturma sayılı dosyasında davacının FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 29.07.2016-17.08.2016 tarihleri arasında 19 gün kaldığını, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 11.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, aynı hususta başka bir davanın bulunmadığı, davacının gözaltında kaldığı sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediği, davacının haksız yere gözaltına alınmış nedeniyle çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği yönünde kuşku bulunmadığı, bu nedenle belirtilen hususlar dikkate alınarak davacının tutuklulukta ve gözaltında geçirilen süre dikkate alınarak manevi tazminata hükmedildiği, ayrıca net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın da maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilerek kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün maddi tazminat yönünden düzeltilmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacı soruşturma aşamasında kendisini müdafii ile temsil ettirdiği için maddi tazminat kapsamında avukatlık asgari ücret tarifesine göre hükmedilen toplam 825,00 TL vekalet ücretini kapsayan miktarının faiz başlangıç tarihinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihi olarak belirlenmesi gerekirken, gözaltı tarihinden itibaren başlatılması hukuka aykırı bulunmuş olmakla birlikte, bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.