Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/320 E. 2026/5758 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/320
- Karar No
- 2026/5758
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1456 E., 2022/1251 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Davacının temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 294/1. maddesinde yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." şeklindeki düzenlemeye davacının temyiz sebebi içermeyen dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu, aynı Kanun'un karar tarihinde yürürlükte bulunan 295/1. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz sebeplerini içeren ek bir dilekçe de vermediği anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız hükümlülük nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 200.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin reddine ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri;eksik vekalet ücretine hükmedildiğine, davacının temyiz sebepleri; kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/368 Esas – 2018/37 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 20.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 22.08.2016 tarihinde tutuklanarak hükmen tutukluluk halinin devamına karar verilerek yapılan yargılama sonunda 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, mahkûmiyet hükmünün 19.10.2020 tarihinde kesinleştiği, davacının hakkında denetimli serbestliğe ayrılma koşulları oluşmuş olmasına rağmen hakkındaki karar kesinleşmediği için koşullu salıverilme taleplerinin reddedildiğini, hakkında verilen hükmün Yargıtay'da kararın geç karara çıkması nedeniyle denetimli serbestliğe 9 ay geç ayrılması nedeniyle istediği tazminat taleplerinin 5271 sayılı CMK'nın 141. maddesinde düzenlenen tazminat hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, yasal koşulları oluşmadığından davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davacının Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı CMK'nın 294/1. maddesinde yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." şeklindeki düzenlemeye davacının temyiz sebebi içermeyen dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı CMK'nın karar tarihinde yürürlükte bulunan 295/1. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz sebeplerini içeren ek bir dilekçe de vermediği anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nun 298/1.maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı CMK'nın 142/9.maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, davanın tümüyle reddi nedeniyle davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan miktar gözetilerek davalı lehine ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücreti takdir edilmesi yerine sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16.Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin çıkartılarak yerine “Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihi itibari ile yürürlükte bulunan CMK'nın 142/9 ve AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 8.200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2026 tarihinde karar verildi.