Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2707 E. 2025/3078 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2707
- Karar No
- 2025/3078
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/914 E., 2022/2006 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 67/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 58 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın temyiz talepleri; suça konu eşyaları teslim etmeye giderken yakalandığını, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Sanık hakkında teşdit hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama nedeniyle de katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, olay tarihinde kolluk kuvvetlerinin önleme araması kapsamında uygulama yaptıkları, sanığın uygulama noktasından geçerken kollukça durdurulmak istendiği ancak sanığın kaçtığı, takip sırasında sanığın yakalandığı, üzerinde yapılan aramada 54 adet değişik ebatlarda üzerlerinde figürlerin bulunduğu tarihi eser olduğu değerlendirilen objeler ile 1 adet kolye başlığı ve 3 adet metal parçalarının bulunduğu, sanıktan ele geçirilen 54 adet değişik ebatlarda üzerlerinde figürlerin bulunduğu objeler ile 1 adet kolye başlığı ve 3 adet metal parçası üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 24.05.2021 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre; 2863 sayılı Kanunun 23. Maddesine göre incelenen 58 adet eserin tamamının taşınır kültür varlığı olduğunun, aynı yasanın 4. ve 24. maddelerine aykırı davranıldığının belirtildiği, sanığın aşamalarda alınan beyanında; üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği, böylelikle tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; sanığın tarihi değeri olan sikkeleri ilgili yerlere haber vermeden üzerinde bulundurarak üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla 2863 sayılı Kanunun 67/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Suç tarihinde sanığın uygulama noktasından geçerken kollukça durdurulmak istendiği sırada kolluk görevlilerinden kaçtığı, takip neticesinde yakalandığında ise üzerinde yapılan aramada bilirkişi raporuna göre 2863 sayılı Yasanın 23.maddesi kapsamında toplam 58 adet taşınır kültür varlığı niteliğindeki eserin ele geçirildiği olayda; sanığın soruşturma, kovuşturma ve istinaf aşamasındaki suça konu eserlerin bir kısmını kilosunu 25 TL den antikacıya sattığı yönündeki istikrarlı ve tutarlı beyanları karşısında, sanığın eyleminin 2863 sayılı Yasanın 67/2.maddesinde düzenlenen "Kültür Varlığı Ticaretine Aykırı Hareket Etme" suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin sanık üzerine atılı eylemin hukuki niteliğinde hataya düşülerek sanığa daha az ceza verilmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulmasının usul ve Yasaya aykırı olduğu kanaatine varıldığı, CMK'nın 226.maddesi gereğince kendisine ek savunma hakkı tanınan sanığın aleyhine de istinaf başvurusu bulunduğu da dikkate alınarak sanığın 2863 sayılı Yasanın 67/2.maddesi gereğince cezalandırılmasına dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hüküm fıkrasında, hükmolunan cezanın, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken, tekerrüre esas alınan ilamda sanığın birden fazla mahkumiyetinin bulunması sebebiyle, ilamdaki hangi mahkumiyetinin tekerrüre esas alındığının belirtilmeyerek hepsinin gösterilmesi ve katılan kendisini ilk derece yargılamasında da vekille temsil ettirdiği halde katılan lehine ilk derece yargılaması için vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı olduğundan, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-c maddesi gereği tekerrüre ilişkin paragrafın çıkarılarak yerine " Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/759 Esas-2012/1249 Karar sayılı kararıyla 02.07.2015 kesinleşme tarihli nitelikli hırsızlık suçundan sanığa verilen 3 yıl hapis cezalarının tekerrüre esas nitelikte olduğundan sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," ibaresinin eklenmesi, vekalet ücretine ilişkin paragrafın çıkarılarak yerine "Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ilk derece yargılaması nedeniyle karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin ve Katılan kurum kendisini Adana Bölge Adliye Mahkemesi'nde vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 5.500 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine, " ibarelerinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mersin 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.