Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2657 E. 2025/2878 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2657
- Karar No
- 2025/2878
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/780 E., 2022/3227 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız el koyma nedeniyle ıslahla bakiye taşıt bedeli olarak 42.641,96 ve yoksun kaldığı kazanç miktarı olarak 306.937,50 Amerikan Doları maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Tazminat talebinin dayanağı olan Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/275 Esas - 2015/129 Karar sayılı ceza dosyası incelendiğinde, 5607 sayılı yasaya muhalefet suçundan davacıya ait Seyfettin KAPLAN isimli deniz taşıtına el konulduğu, 20.04.2011 tarihinde 34.000,00 TL bedel ile tasfiye edildiği, yapılan yargılama neticesinde Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarih, 2019/6026 Esas - 2020/11393 Karar sayılı ilamı ile dosya dışı sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri bozularak zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, tazminata esas teknenin üzerindeki şerh kaldırılarak davacıya iadesine karar verildiği, verilen düşme kararlarının 08.07.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen hükümlerin davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, 29.12.2020 tarihinde tasfiye bedeli olarak 54.450,17 TL'nin davacıya iade edildiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirmede yargılamaya esas dosyada, suça konu yakıtın kaçak olduğu ve davacının maliki olduğu taşıt ile kaçak olarak taşındığı, yargılama neticesinde Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarih, 2019/6026 Esas - 2020/11393 Karar sayılı ilamında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilip Seyfettin KAPLAN isimli deniz taşıtının suçta kullanıldığı zikredilerek sahibine iadesine karar verildiği, elkoyma tedbirinin uygulanmış ve müsaderenin gerçekleşmemiş olması halinin her halukarda bir tazminat nedeni olarak değerlendirilemeyeceği, ceza yargılaması kapsamında 28.12.2006 tarihli Olay Tespit Tutanağı içeriği de dikkate alındığında elkoyma koşullarının oluştuğu ve eşyanın korunmasına dair tedbirsizlik saptanmadığı, amaç dışı kullanıma dair tespit bulunmadığı gibi iade kararı sonrası zamanında geri verilmemesi gibi durumun söz konusu olmadığı belirlenerek tazminat koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı CMK'nın 128/4. maddesi uyarınca kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen el koyma kararlarının sicile şerh verilmek suretiyle icra olunacağı, 5607 sayılı Kanunun 10/1 maddesinde kaçak eşyanın naklinde kullanılan taşıta CMK 128/4 maddesi uyarınca el konulacağı ancak; 10/2 düzenlemesine göre; soruşturma ve kovuşturma devam ederken, kaçakçılık suçunun işlenmesinde tekrar kullanılması halinde el konulan taşıtın alıkonacağı, sahibinin taşıt değeri kadar teminatı alıkoyma tarihinden itibaren otuz gün içinde gümrük idaresine teslim etmesi halinde, taşıt sahibine iade edileceği, aksi takdirde, tasfiye idaresi tarafından soruşturma ve kovuşturma sonucu beklenmeksizin derhal tasfiye olunacağı, devamla 10/4 bentte yer alan düzenlemeye göre ise, tasfiyenin satış suretiyle gerçekleşmesi halinde, satıştan elde edilen gelirden taşıtın muhafaza edilmesi ve satışı için gerekli olan bütün masraflar karşılandıktan sonra kalan miktar, kovuşturma sonucuna göre işlem yapılmak üzere emanet hesabına alınacağı düzenlenmiştir. Tüm bu düzenlemeler dikkate alınarak, öncelikle el koyma kararının denetime elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya içerisine alınması, dosya kapsamına göre davacıya ait taşıta Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.08.2005 tarih, 2005/170 Esas sayılı kararı gereği 14.11.2005 tarihinde, Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2008 tarih ve 2007/275 esas sayılı kararı gereği 08.04.2008 tarihinde şerh verildiği anlaşıldığından, ilgili evraklar dosyaya kazandırıldıktan sonra 5607 sayılı Kanun gereği tazminata esas taşıtın ikinci kez suçta kullanıldığının anlaşılması halinde fiilen el koyma koşullarının oluştuğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi, gemi sicil kütük kayıtlarından 14.11.2005 ve 08.04.2008 tarihlerinde vaz edildiği anlaşılan şerhlerin 5607 sayılı Kanunun 10/2 düzenlemesi kapsamında değerlendirilemeceğinin anlaşılması halinde davacının Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/275 Esas sayılı dosyası bakımından iyiniyetli 3. Kişi konumunda olup olmadığının Anayasa Mahkemesinin 20.09.2017 tarih, 2014/14195 başvuru numaralı kararında belirttiği hususlar dahilinde, iyiniyetli üçüncü kişilere ait taşınırlar hakkında yapılan fiili el koyma işlemlerine ilişkin olarak bu şahısların zararlarını talep edebilecekleri, ancak bu halde, fiili el koyma süresinin makul olup olmadığı bağlamında değerlendirilmesi geretiği hususunun gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.