Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2504 E. 2026/5929 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2504
- Karar No
- 2026/5929
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/4662 E., 2022/2026 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 10.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 06.07.2008 - 06.02.2009 tarihleri arasındaki döneme ilişkin 75.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 06.07.2008 tarihinden itibaren, 10.01.2012-11.03.2014 tarihleri arasındaki döneme ilişkin 275.000,00 TL manevi tazminatın 10.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının ilk tutuklu kaldığı dönem bakımından manevi tazminat miktarının 42.000,00 TL ikinci tutuklama dönemi bakımından manevi tazminat miktarının 185.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin haksız şekilde uzun süre tutuklu kalması nedeniyle kendisinin ve ailesinin ciddi mağduriyet yaşadığına, atılı suçlamanın niteliği müvekkilinin tutuklu kaldığı süre nazara alındığında hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyetli olmadığına, talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğuna, davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/16 Esas, 2019/293 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı örgüt kurma veya yönetme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Devletini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme ve üzerine atılı diğer suçlardan 06.07.2008-06.02.2009 tarihleri arasında 215 gün, 10.01.2012-11.03.2014 tarihleri arasında 791 gün tutuklu kaldığı, yürütülen yargılama neticesinde üzerine atılı suçlardan 01.07.2019 tarihinde beraat kararı verildiği, kararın 04.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış bir davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmolunan manevi tazminat miktarları düşürülmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, her iki dönem bakımından belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2026 tarihinde karar verildi.