Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9726 E. 2026/5538 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9726
Karar No
2026/5538
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/386 E., 2021/1880 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında .. ve .. ye yönelik taksirle yaralama suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 73. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın düşmesine, ... ve katılan ...'a yönelik eylemleri nedeniyle taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4 ve 52/1-2-4. maddeleri uyarınca 22.800,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 24 eşit taksitler halinde ödenmesine ilişkin hükme yönelik, o yer Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3 ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ceza miktarına, bilinçli taksir artırım oranının üst sınırdan uygulanması gerektiğine ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusurunun bulunmadığına, ceza miktarına, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi, lehe hükümlerin uygulanması ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. Dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;

Olayın olduğu dönemde güvenlik güçleri ile silahlı terör örgütü üyeleri arasında çatışmaların olduğu ve askeri birlikler ile emniyet güçlerinin operasyonlarda birlikte yer aldıkları, polis memuru olan ve zırhlı araçlar sürücüsü ve silah sistemleri kullanıcısı sertifikası bulunan sanığın, özel harekat şube müdürlüğüne ait kobra tipi zırhlı araçta kuleci olarak görev yaptığı, söz konusu aracın kulesinde takılı halde bulunan silahın sanığın kontrolünde bulunduğu,

09.02.2016 tarihinde çatışmaların devam ettiği zaman diliminde güvenli bölgeye geçilmesi anonsu üzerine sanığın bulunduğu kobra aracı ile askeri birliklere ait kobra aracının güvenli bölgeye geçerek teyakkuzda bulundukları, bu esnada sanığın bulunduğu aracın askeri birliklere ait araca yaklaşık 20-30 metre geride bulunduğu, sanığın bulunduğu kobra aracından sokağı ve diğer araçları kamera sistemini yakınlaştırıp uzaklaştırmak suretiyle gözetim altında tuttuğu, güvenlik nedeniyle kapalı olması olması gerekirken öndeki kobra aracının arka kapısının açık olduğunu görmesi üzerine, beyanına göre dışarıdan sızma olup olmadığını kontrol etmek üzere sanığın, askeri kobra aracına görüntü yaklaştırma ve odaklama işlemleri yaptığı, daha sonra görüntü uzaklaştırma yaparak geniş görüş açısına geçtiği, bu esnada araç komutanı emniyet mandalı ve silahçı emniyet mandalı açık olan aracın, askeri kobra aracına yönelik yaklaşık 3-4 saniyelik seri atışa geçtiği, bu şekilde askeri kobra aracında bulunan er ...'ın şehit olduğu, katılan ...'ın ise etkisi basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, otopsi raporuna göre ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası, yüz kemikleri ve skapula kırığı ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, sanığın kulecisi olduğu kobra tipi aracın silah sisteminin incelenmesine istinaden hazırlanan raporda silahın olay anında emniyet sisteminin açık konumda olduğunun ve teknik bir arızasının bulunmadığının belirtildiği,

İlk Derece Mahkemesince zırhlı araçlar sürücüsü ve silah sistemleri kullanıcısı sertifikası bulunan sanığın, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketi ile emniyet mandalı açık durumda bulunan silahın ateş almasına ve bu şekilde bir kişinin ölümü ile bir kişinin yaralanmasına sebep olduğu kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, Anlaşılmıştır.

2. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde, içinde bulunduğu kobra tipi araçta silah sistemini ve kamerayı kontrol etme görevi olan sanığın silah emniyetlerinin açık olması ve silahın atışa hazır halde bulunması nedeniyle ölüm ve yaralanma gibi bir neticenin gerçekleşebileceğini öngörebileceği, sanığın bulunduğu araca yakın mesafede bulunan askeriyeye ait aynı nitelikteki kobra tipi zırhlı araca, aralık bulunan kapısından sızma olup olmadığını görebilmek amacıyla kamera ile yaptığı izleme sırasında konsantrasyon bozulması, görev stresi gibi nedenlerle bir şekilde tetiğe basılması sonucu bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına bilinçli taksir koşulları altında sebep olduğunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/9726, K. 2026/5538, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-9726-e-2026-5538-k-e558c4616e7b