Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9560 E. 2026/5906 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9560
Karar No
2026/5906
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2572 E., 2022/2657 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma, nedeniyle 940.000,00 TL maddi tazminat ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın ve birleşen dava dilekçesinde 400.000 TL manevi tazmimatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine ve 7.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede; manevi tazminata ilişkin kısmın çıkarılarak 24.07.2016-26.09.2016 tarihleri arasında kalan dönem için 15.000,00 TL ve 10.10.2017 tarihinde gözaltında kaldığı gün için 500,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ibaresinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminatların uğranılan maddi ve manevi zararların telafisine yetecek düzeyde olmadığına, kararın adalet ve hakkaniyete aykırı olduğuna, davacının icra ettiği meslek toplum içerisindeki sosyal statüsü dikkate alınmadan belirlendiğine, talep bulunmasa bile hükmedilen tazminata faiz yürütülmesi gerektiği halde yürütülmediğine ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davacı lehine hükmedilen tazminat miktarlarının sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fazla olduğuna, eksik araştırmayla hüküm kurulduğuna, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde hükmedilmediğine, davacının isteminden fazlasına karar verildiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/15700 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sırasında davacının, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 24.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 28.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 26.09.2016 tarihinde tahliye edildiği, 24.07.2016-26.09.2016 tarihleri arasında 64 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, 10.10.2017 tarihinde ikinci kez gözaltına alındığı ve aynı gün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı ve 1 gün gözaltında kaldığı, yürütülen soruşturma sırasında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından davacı hakkında 08.01.2019 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, yapılan soruşturma neticesinde silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında iddianame tanzim edildiği, Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/22 Esas, 2019/451 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 25.02.2021 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarının artırılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda her iki dönem için eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/9560, K. 2026/5906, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-9560-e-2026-5906-k-8531bd9add69