Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9378 E. 2026/5742 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9378
- Karar No
- 2026/5742
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/589 E., 2022/2049 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat talebi yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; hükümdeki manevi tazminat ile faize ilişkin 2 numaralı kısım tamamen çıkartılarak yerine; "2-Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüyle; 08.03.2017 - 21.03.2017 tarihleri arasındaki gözaltı dönemine ilişkin olarak 1.900,00 TL manevi tazminatın 08.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, 15.11.2017 - 28.12.2017 tarihleri arasındaki ikinci fiili tutukluluk dönemine ilişkin olarak 3.100,00 TL manevi tazminatın 15.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine," ibareleri yazılmasına, bununla bağlantılı olarak vekâlet ücretine ilişkin "2.250,00 TL" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "1.600,00 TL" ibaresinin eklenmesi, suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme hüküm kurulduğuna, dilekçesindeki taleplerin gerekçeli kararda karşılanmadığına, manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme hüküm kurulduğuna, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna, derdestlik itirazlarının dikkate alınmadığına, kısmen kabul edilen davada davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/209 Esas, 2018/106 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı, 08.03.2017 tarihinde gözaltına alındığı ve adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı, itiraz üzerine davacı hakkında yeniden yakalama emri çıkarılarak yakalandığı ve 15.11.2017 tarihinde tutuklandığı, Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli ve 2017/209 Esas sayılı kararı ile tahliye edildiği böylelikle davacının birinci kez 08.03.2017 - 20.03.2017 tarihleri arasında 12 gün gözaltında, ikinci kez 15.11.2017 - 28.12.2017 tarihleri arasında 43 gün tutuklu olmak üzere toplam 55 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 15.03.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının kamu görevlisi iken 03.10.2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 22.11.2016 tarihinde meslekten çıkarıldığı, 17.01.2018 tarihinde göreve iade edildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 31.05.2022 tarihli ve 2021/589 Esas, 2022/2049 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2026 tarihinde karar verildi.