Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8494 E. 2026/4420 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8494
Karar No
2026/4420
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/230 E., 2022/649 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin, haksız gözaltı, adli kontrol ve el koyma nedeniyle 20.000,00 TL maddi tazminatın ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine ve 100,00 TL manevi tazminatın 15.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ve davacı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminat yönünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminatın uğranılan manevi zararların telafisine yetecek düzeyde olmadığına, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminatın fahiş olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/151016 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 15.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve aynı gün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın 06.03.2020 tarihinde verildiği ve 29.12.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Davacı dava dilekçesiyle haksız olarak tüm malvarlığı değerlerine ve dijital materyallerine el konulduğunu ve bu nedenle zarara uğradığını iddia ettiğinden, söz konusu kararın getirtilerek, 5271 sayılı Kanunun 127 ve devamı maddelerine göre verilmiş bir el koyma kararı olup olmadığı tespit edilip, 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendindeki şartların oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre maddi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile davacının bu yöndeki talebi hiç karşılanmadan yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca maddesi uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/8494, K. 2026/4420, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-8494-e-2026-4420-k-1d8f9c8732cb