Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8495 E. 2026/4419 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8495
- Karar No
- 2026/4419
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/209 E., 2022/637 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine verilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 17.03.2022 tarihli, 2021/209 Esas, 2022/637 Karar sayılı kararının davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 107.090,00 TL olduğu, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 19.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 24.08.2016 tarihinde tutuklandığı, 23.08.2017 tarihinden tahliye edildiği, 09.08.2016-23.08.2017 tarihleri arasında 369 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, haksız gözaltı ve tutukluluk nedeni ile 18.000,00 TL maddi tazminat ve 300.000,00 TL manevi tazminat talebinin İlk Derece Mahkemesince kısmen kabulü ile 16.806,00 TL maddi ve 37.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi üzerine kararın davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat talebinin reddine ve vekalet ücretinin değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi nedeniyle, kabul edilen toplam 37.000,00 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı aleyhine hükmedilen tazminat miktarı ve davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak hükmün davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davacı vekiline yokluğunda verilen hükmün 23.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı tarafın temyiz dilekçesinin davacı vekiline 26.03.2022 tarihinde tebliği üzerine davacı vekili 12.04.2022 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteminde bulunmuş ise de, davacı vekili tarafından yapılan temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 12.04.2022 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.