Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8431 E. 2026/4676 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8431
Karar No
2026/4676
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2855 E., 2022/440 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutukluma ve adli kontrol nedeniyle 78.270,00 TL maddi tazminat ve 78.270,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 11.749,68 TL maddi tazminatın 15.09.2016 tarihinden ve 20.000,00 TL manevi tazminatın 17.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi tazminat miktarının 7.210,96 TL, manevi tazminat miktarının 16.000,00 TL ve vekalet ücretinin 3.481,64 TL olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin, hakkında herhangi bir sebep ve kanıt olmamasına rağmen haksız olarak 17.08.2016-23.01.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığına, akabinde 23.01.2017-01.06.2017 tarihleri arasında hakkında konutu terk etmeme tedbiri uygulandığına, maddi tazminatın asgari ücret üzerinden eksik hesaplandığına, müvekkilinin cezaevinde, ailesininde cezaevi ziyaretleri amacı ile yaptıkları masrafların maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, manevi tazminat miktarının suçlamanın niteliği gereği ailesinin ve kendisinin yaşadığı sıkıntıları karşılamaktan uzak olduğuna, konutu terk etmeme şeklinde uygulanan adli kontrol tedbirininde tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğine, verilen kararının Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/522949 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 08.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 17.08.2016 tarihinde tutuklandığı, 23.01.2017 tarihinde konutu terk etmemek şeklinde adli kontrol tedbiri şartıyla tahliye edildiği, 08.08.2016-23.01.2017 tarihleri arasında 168 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın 14.02.2019 tarihinde verildiği, kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve tutuklamanın mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi ve manevi tazminat miktarlarının ve vekalet ücretinin değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı Kanun'un 141/1. fıkrasında tazminat istenebilecek hallerin tahdidi olarak sayılmak suretiyle hüküm altına alındığı, davacı hakkında uygulanan konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol kararının ise dava tarihi itibariyle tazminat istenebilecek koruma tedbirleri arasında sayılmaması nedeniyle tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Davacının kamu görevlisi olarak çalışmaktayken 17.08.2016 tarihinde meslekten ihraç edildiği, son maaşını ağustos 2016 tarihinde aldığı ve son maaşının 15.08.2016-15.09.2016 tarihlerindeki süreyi kapsadığı, davacı lehine hükmedilecek tazminat hesabının 15.09.2016 ile tahliye tarihi olan 23.01.2017 arasındaki süre için net asgari ücret üzerinden hesaplanan ''5.593,26'' TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde ''7.210,96'' TL olarak tayin edilmesi suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hukuka aykırı bulunmuş olmakla birlikte, bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/8431, K. 2026/4676, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-8431-e-2026-4676-k-b6c8d200de7e