Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8945 E. 2026/5348 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8945
- Karar No
- 2026/5348
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/4748 E., 2022/1470 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 55.000,00 TL maddi tazminatın ödeme ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile, 3.469,60 TL maddi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 660,00 TL maddi tazminatın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın tarihi olan 03.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 8.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, maddi tazminatın 2.518,03 TL'ye indirilmesi ve değişen vekalet ücreti yönüyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğine, cezaevi harcamalarının, ziyaret ve yol giderlerinin dikkate alınmadığına, hükmedilen manevi tazminatın davacının yaşadığı üzüntüyü hafifletmediğine, onur ve saygınlığını telafi etmeye yeter düzeyde olmadığına, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın tamamının reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğuna, davanın reddedilen kısmı yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/12563 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından 17.07.2016-13.10.2016 tarihleri arasında 88 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 03.07.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve itiraz edilmemesi üzerine kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacının kamu görevlisi olarak çalışmaktayken 25.07.2016 tarihinde meslekten ihraç edildiği, ihraç tarihine kadar alması gereken hak ve alacaklarını aldığı anlaşılmakla, davacı lehine hükmedilecek tazminat hesabının 25.07.2016 ile tahliye tarihi olan 13.10.2016 arasındaki süre için net asgari ücret üzerinden hesaplanan ''3.399,36'' TL yerine, bu miktarın altında kalacak şekilde ''2.518,03'' TL olarak tayin edilmesi ve faiz başlangıç tarihinin ''25.07.2016'' olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden davacı lehine eksik maddi tazminata hükmedilmesi, 2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2026 tarihinde karar verildi.