Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8288 E. 2026/5624 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8288
Karar No
2026/5624
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 28.02.2022 DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız koruma tedbirleri nedeniyle 200.000 TL maddi, 250.000,00.TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 8.965,60 TL maddi tazminatın 15.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, reddedilen kısım bakımından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/41 Esas sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 07.10.2016- 20.10.2016 tarihleri arasında 13 gün gözaltında, 03.01.2017- 26.07.2017 tarihleri arasında 204 gün tutuklu olmak üzere toplam 217 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 01.07.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, tutuklama süresinin infaz gördüğü kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, kamu görevlisi olarak çalışan davacının tutuklu iken 06.01.2017 tarihinde ihraç edildiği belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; hüküm fıkrasının (1-a) numaralı bendinde maddi tazminat miktarı yazılı "8.985,60" ve (1-b) numaralı bendinde manevi tazminat miktarı olarak yazılı "50.000" ibarelerinin çıkartılması, yerlerine sırası ile "9.032,78" ve "23.000,00" ibarelerinin yazılması; vekalet ücretine ilişkin (2) numaralı hüküm fıkrasında yazılı "6.810" ibaresinin çıkartılması ve yerine "4.804,91" ibaresinin yazılması sureti ile ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 107.090 TL olduğu, davacı lehine hükmedilen toplam tazminat miktarının 32.032,78 TL olması karşısında 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 . maddesi ile değişik 362/ 1-a bendi uyarınca hükmün davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 . maddesi ile değişik 362/1- a bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298/1. fıkrası gereği, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 /2-b bendi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/8288, K. 2026/5624, T. 28.02.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-8288-e-2026-5624-k-8516564a22e7