Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8127 E. 2024/7085 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8127
Karar No
2024/7085
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3301 E., 2022/738 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız yakalama ve tutukluluk tedbiri nedeniyle 3.000.000 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 500.000 TL manevi tazminatın yakalama ve tutuklama tarihi olan 09/09/2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, o yer Cumhuriyet Savcısının ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki manevi tazminat miktarının "300.000 TL" ve vekalet ücretinin " 8.200 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, davalı vekilinin temyiz isteminin katılma yoluyla temyize ilişkin yasal süre geçtikten sonra temyiz talebinde bulunduğundan reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açılmadığına, davanın tamamen reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarının hatalı olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; bölge adliye mahkemesi tarafından gerekçesiz manevi tazminat miktarının düşürülmesinin hukuka aykırı olduğuna ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarına ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/16 Esas - 2019/293 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütü kurma veya yönetme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçlarından 09/09/2011- 11/03/2014 tarihleri arasında 913 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04/11/2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün manevi tazminat ve vekalet ücreti miktarı yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun katılma yoluyla temyize ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, somut olayda davalı vekili tarafından hüküm katılma yolu ile 05/04/2022 tarihinde temyiz edilmiş olup, davacının temyiz dilekçesi davalı vekiline 19/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'un 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 348/1 maddesin gereğince 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE; 2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelemesine gelince; Gerekçeli karar başlığında ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olan dava türünün "Tazminat" olarak yazılması ve 30/12/2019 tarihi olan dava tarihinin yazılmaması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/8127, K. 2024/7085, T. 03.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-8127-e-2024-7085-k-38aac10ba4a4