Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7745 E. 2025/441 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7745
- Karar No
- 2025/441
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1678 E., 2022/436 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 3.880.000,00 TL maddi ve 10.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının 2009 yılında sunduğu gelir beyannamesinin 14.04.2009 tarihinde gözaltına alınması nedeniyle 01.01.2009-13.04.2009 tarih aralığına ilişkin olduğu ve buna göre aylık ortalama kazancının 1.858,8 TL olduğu, bir önceki yıl olan 2008 yılı gelir beyannamesine göre aylık ortalama kazancının ise 1.261,96 TL olduğu, davacının 2009 yılı aylık ortalama kazancının, 2008 yılı aylık ortalama kazancına göre 1,4729 kat fazla olduğu, bu itibarla davacının tutuklu kaldığı yıllar itibariyle aylık ortalama kazancının, her yıl bir önceki yıl bakımından belirlenen aylık tutarın 1,4729 ile çarpılması suretiyle belirlenmesi gerektiği şeklinde kanaat bildiren 02.09.2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle 288.534,85 TL maddi, 440.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, manevi tazminatın 90.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına, davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, reddedilen kısım bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının özel vekaletname ile takip ettiği davalara ilişkin ücretlerini kısmen tahsil edebildiğinden tutuklanması nedeniyle vergi dairesine bildirim yapamadığına, bildirim yapılmamış olması nedeniyle vergilendirilememe hususunun tazminat davasının konusu olmadığına ve tutuklanması nedeniyle özel vekaletname ile takip ettiği işlere ilişkin maddi zararının oluştuğuna, oluşan zararın maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınması gerektiğine, hükmedilen maddi tazminatın emsal avukatlık gelirlerinin ve davacının gerçek kazancının altında olduğuna, davacının üzerine atılı suçun niteliği ve 5 yıllık tutukluluk süresi göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen manevi tazminat miktarının çok eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/235 Esas-2017/103 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 14.04.2009-03.02.2014 tarihleri arasında 1756 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda beraatine karar verildiği ve kararın 18.09.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Avukat olan davacının 2009 yılı gelir beyannamesinin 14.04.2009 tarihinde gözaltına alınması nedeniyle 01.01.2009-13.04.2009 tarih aralığına ilişkin gelirlerini kapsadığının anlaşılması karşısında, davacının 2009 yılı gelir beyannamesine göre belirtilen tarih aralığı esas alınmak suretiyle aylık ortalama kazancı tespit edilerek, maddi tazminatın bulunan aylık ortalama kazanç üzerinden belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.