Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7486 E. 2026/5230 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7486
- Karar No
- 2026/5230
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/168 E., 2022/186 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Katılan ...'ın UYAP sisteminden alınan nüfus kaydına göre yargılama aşamasında 27.07.2019 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı ve vekâlet ilişkisinin sona erdiği anlaşılmakla, katılanlar vekilinin, katılan ... bakımından yaptığı temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Gaziantep 11. Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sıradasında davaya katılan olarak kabulüne karar verilen katılan sanık ... müdafiinin, temyiz dilekçesi içeriğine göre hükmü sanık sıfatına hasren temyiz ettiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-b. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığa verilen cezanın çok düşük olduğuna, sanığın tali dahi olsa kusurlu olduğuna, bir kişinin ölümü ile neticelenen bir kazada tayin olunan netice cezanın çok az olduğuna, vesaire ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanık hakkında şahsi cezasızlık sebebinin kabul edilmemesinin hatalı olduğuna, sanığın tali kusurlu olduğu dikkate alınarak erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, mahkumiyet miktarının, eyleme göre ağır kaldığına, vesaire; katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığa verilen cezanın çok düşük olduğuna, sanığın tali dahi olsa kusurlu olduğuna, bir kişinin ölümü ile neticelenen bir kazada tayin olunan netice cezanın çok az olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 08.45 sıralarında sanık ...'in idaresindeki otomobili ile meskun mahal dışında, 7 metre genişliğinde, iki şeritli, asfalt kaplama yol üzerinde gündüz vakti, açık havada seyri sırasında olay mahalli kontrolsüz kavşağa geldiğinde seyrine göre sağında bulunan yoldan bölünmüş yola çıkan temyiz dışı sanık ...'nün idaresindeki traktörün sol yan arka kısımlarına çarpması neticesinde, aracında bulunan gayri resmi nikahlı olarak birlikte yaşadığı ...'ın öldüğü olay kapsamında, ölenin, sanığın gayri resmi nikahlı eşi olması nedeniyle taksirli hareketi sonucu ortaya çıkan neticenin münhasıran sanığın kişisel ve ailevi durumu bakımından bir cezaya hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açtığı kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-b. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli bulunmuşsa da, dosya kapsamına göre sanığın 1974 doğumlu olduğu, ölenin ise 1975 doğumlu olduğu, tarafların 4-5 aydır birlikte yaşadıkları, daha önce başkasıyla resmi evlilik yapıp boşandıkları, müşterek çocuklarının bulunmadığı, resmi nikah yapmaları konusunda önlerinde bir engel bulunmadığı, sanık ...'in olay tarihinden yaklaşık 5 ay sonra 27.12.2017 tarihinde bir başkası ile resmi olarak evlendiği, dolayısıyla sanık ...'in durumunun 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesindeki şahsi cezasızlık sebebinin uygulanmasını gerektirmeyeceği, bu şekilde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesinin uygulama koşulları bulunmadığı halde delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek tali kusurlu sanığın mahkûmiyeti yerine ceza verilmesine yer olmadığı kararının usûl ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, duruşma açılarak yapılan yargılamada, tali kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A.Katılanlar vekilinin, Katılan ... Bakımından Yaptığı Temyiz İstemi Yönünden; Katılan ...'ın UYAP sisteminden alınan nüfus kaydına göre yargılama aşamasında 27.07.2019 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle CMK'nın 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı ve vekâlet ilişkisinin sona erdiği, ancak aynı madde gereğince mirasçıların katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilmeleri mümkün olmakla halihazırda mirasçısı konumunda bulunan eşi ...'ın davada katılan olarak müdahil oldukları ve ortak vekâletname ile temsile yetkili vekilleri tarafından hükmün temyiz edildiği, ayrıca çocukları ..., ... ve ...'ın davada katılan olarak müdahil oldukları ve gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edildiği anlaşılmakla, katılan ...'ın ölmesi sebebiyle vekilinin de hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, ölen katılan adına temyiz isteminde bulunan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE
2.Sanık müdafii ile katılan ... Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.