Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7268 E. 2026/3028 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7268
- Karar No
- 2026/3028
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2046 E., 2022/214 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf başvurusu üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; kazanın ölenin tehlikeli bir biçimde ve kontrolsüzce yoldan çıkması sonucu meydana gelmediğine, tersine sağ şeridin park halindeki araç tarafından daraltılmasından kaynaklandığına, şeritte meydana gelen daralmanın trafik akışını aksatacak ve yol kullanıcılarını tehlikeye düşürecek şekilde olmasının meydana gelen kazada etken olduğuna, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 14.07.2020 tarihinde saat 18.55 sıralarında; bölünmüş, iki şeritli, 7 metre genişliğinde, zemin asfalt ve kuru, havanın açık, vaktin gündüz olduğu, yolun eğimsiz ve düz olduğu, azami hız limitinin 90 km/s olduğu ve meskûn mahal dışında kalan olay yerinde; sanık ...’nun su fabrikasında şoför olarak çalıştığı, olay günü sevk ve idaresindeki 09... plakalı çekiciye bağlı 09... plakalı yarı römork ile fabrikadan su yüklemesi yaparak... istikametine gitmek üzere ayrıldığı, ...yoluna döndükten sonra taşıma irsaliyesini almadığını fark etmesi üzerine ...–...Karayolu üzerinde bulunan ... Su Fabrikası’na gitmek amacıyla geri döndüğü ve fabrikanın bulunduğu yolun karşı şeridinde aracını emniyet şeridi içine girecek şekilde park ettiği; bu sırada ölen ...’nın sevk ve idaresindeki 45... plakalı otomobil ile yanında yolcu olarak bulunan katılan ... ile birlikte aynı istikamette seyir hâlindeyken, sanığın park hâlindeki yarı römorka aracın arka sağ kısmından çarptığı, çarpma sonucu ...’nın olay yerinde öldüğü ve katılan ...’nın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, kırığın hayati fonksiyonlarına etkisinin orta (3.) derecede olduğu şekilde yaralandığı olayda; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 08.03.2021 tarihli raporda ölen sürücü ...'nın asli kusurlu, sanık sürücü ...ın alt düzeyde tali kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, dosyada mevcut 30.07.2020 tarihli trafik bilirkişisi raporu ile de aralarında çelişkiyi gidermek amacıyla alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 08.06.2021 tarihli Üst Kurul raporuna göre ölen sürücü ...'nın dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranması nedeniyle meydana gelen kazada asli kusurlu, sanık sürücü ...ın ise mahal şartları ve kazanın oluş şekli dikkate alındığında kusursuz olduğunun mütalaa edildiği, sonuç olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 08.06.2021 tarihli raporuna itibar edilerek, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin “Yerleşim Birimleri Dışında, Arızi Hallerde Durma ve Park Etmede Alınacak Tedbirler” başlıklı 116. maddesinde; teknik arıza, kayma, yol bozukluğu, heyelan, yükün kayması ve benzeri zorunlu hallerde sürücülerin, mümkün olan tüm imkânları kullanarak araçlarını taşıt yolu dışına, bunun mümkün olmaması halinde bankete, bunun da mümkün olmaması halinde taşıt yolunun en sağına almak ve her durumda gerekli güvenlik ve uyarı tedbirlerini derhal almakla yükümlü oldukları düzenlenmiştir.
Aynı Yönetmeliğin “Park Etmenin Yasak Olduğu Yer ve Haller” başlıklı 115/13. maddesinde ise mecburi haller dışında yerleşim yerleri dışındaki karayollarında taşıt yolu üzerinde park etmenin yasak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bununla birlikte, Karayolları Trafik Kanunu’nun 59. maddesinde yerleşim birimleri dışındaki karayollarında zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklama veya park etmenin yasak olduğu; aynı Kanun’un 84/k bendinde ise yerleşim birimleri dışındaki karayollarında, zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almamanın asli kusur sayılan haller arasında yer aldığı açıkça düzenlenmiştir.
Somut olayda, sanığın savunmasında taşıma irsaliyesini almadığını fark etmesi üzerine aracını park ettiğini beyan ettiği, ancak bu durumun yukarıda belirtilen zorunlu haller kapsamında değerlendirilemeyeceği, nitekim olay yeri fotoğraflarından da görüleceği üzere sanığın, yerleşim yeri dışında ve trafiğin yoğun olduğu bir kesimde, gerekli güvenlik tedbirlerini almaksızın aracını taşıt yolunun sağ şeridinin yaklaşık yarısını kaplayacak şekilde park ettiği, bu suretle meydana gelen kazada asli kusurlu olan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde beraat hükmü kurulması ve beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2026 tarihinde karar verildi.