Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7226 E. 2024/7815 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7226
- Karar No
- 2024/7815
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2086 - 2022/7 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 74/1-1. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, katılan vekilinin ve sanıkların istinaf başvurularının kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303/1-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, eksik inceleme ile verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü sanık ...'a ait evin avlusunda tanık ... tarafından kamyon ile kum döküldüğü sırada kamyon tekerinin çökmesi sonucu, bilirkişi raporu ile M.Ö 480-330 yıllarına tarihlendirilen bir mezarın ortaya çıktığı, sanık ...'in mezarda bulunan eserleri bir leğenin içine aldığı, olayı abisi sanık ...'a haber verdiği, tanık...'in beyanında, eserlerin fotoğrafını çektiğini, telefonunda resimlerin mevcut olduğunu, sanık ... ile ...'in kendisini olay yerinden uzaklaştırmaya çalıştıklarını, ... isimli şahsın telefonda, "Sesini çıkarma gereken neyse seni de görürüz" dediğini, dönüş yolunda jandarma ile karşılaştıklarını, tekrar olay yerine gittiğinde mezardan çıkan bazı eserleri göremediğini beyan ettiği, sanıklar ... ve ...'in savunmalarında olaydan hemen sonra jandarmayı arayarak haber verdiklerini ve tüm eserleri teslim ettiklerini beyan ettikleri, sanıkların ikametgahlarında ve araçlarında yapılan aramada herhangi bir kültür varlığının ele geçirilemediği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanıkların kendilerine ait araziye kum getirdikleri sırada kamyon tekerleğinin boşluğa gelip çöktüğü, buradan sanıkların dosyada bulunan 15.09.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre tarihi eser niteliğindeki eşyaları çıkartarak kolluk kuvvetlerine teslim ettiklerini beyan etikleri ancak tanık olarak beyanına başvurulan kum kamyonunun sahibi ve olay anında aracı kullanan ...'nin tarihi eser benzeri eşyalar gördüğünü, sanıkların kendisini olay yerinden uzaklaştırdığını, durumdan babası ...'ye haber verdiğini ve babasının jandarmaya haber verdiğini beyan etmesi ile soruşturmaya tanık ...'nin babası ...'nin ihbarı ile başlandığı, sanıklar tarafından kolluğa bildirim yapılmadığı değerlendirilerek atılı suçtan mahkumiyetlerine dair hüküm tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 20.07.2018 tarih ve 5467 sayılı kararıyla olayın meydana geldiği 152 ada, 7 parselin 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiği, suça konu kültür varlıklarının, sanık ...'ın arazisine kum getiren kamyonun tekerinin mezarın üst kapağını kırması sonucu ortaya çıktığı, kamyon tekeri mezara girdiğinden dolayı ortaya çıkan açıklıktan sanık ...'in mezara girerek mezar hediyesi olduğu anlaşılan ve 2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında kaldığı belirtilen eşyaları çıkardığı, ancak sanıkların mezara girmek veya eşyaları çıkarmak için herhangi bir şekilde kazı yaptıklarına dair bir bulgunun mevcut olmadığı, dolayısıyla sanıkların eylemlerinin 2863 sayılı Kanunun 74. maddesinde öngörülen kaçak kazı yapma suçunu oluşturmadığı, sanıkların tesadüfen buldukları kültür varlığı niteliğindeki eşyaları bildirmemeleri nedeniyle anılan Kanunun 67/1. maddesinde bahsedilen bildirim yükümlülüğüne aykırılık suçunun söz konusu olacağı, ancak Kanunun 4. maddesinde belirtilen üç günlük bildirim süresi içerisinde suça konu eşyaların ele geçirilmesi nedeniyle aynı Kanunun 67/1. maddesinde düzenlenen bildirim yükümlülüğüne aykırılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, tanık ...'nin beyanında ve müze müdürlüğünce düzenlenen 07.06.2018 tarihli tutanakta bahsedilen, sanıklar tarafından teslim edilmediği değerlendirilen, mezar odasının sağ arka kısmında görünen, tam olarak ne olduğu müze müdürlüğünce tespit edilemeyen, "sepet-hasır görünümündeki kültür varlığının müze müdürlüğüne teslim edilmemesi" eyleminin ise bu eşyanın ele geçirilememiş olmasından dolayı niteliği belirlenemediğinden 2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının bilinemediği, dolayısıyla ortaya çıkan şüpheden sanıkların yararlanacağı dikkate alındığında, sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin kaçak kazı yapma suçunu ve ele geçen eşyalar yönünden bildirim yükümlülüğüne aykırılık suçunu oluşturmadığı, ele geçirilemeyen sepet-hasır görünümündeki eşyanın ise kültür varlığı olup olmadığı belirlenemediğinden sanıkların cezalandırılmalarına yeterli her türlü şüpheden uzak, somut, inandırıcı delil elde edilemediği değerlendirilerek, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanıkların üzerlerine atılı suçtan beraatlerine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yunak Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde karar verildi.