Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4585 E. 2025/2691 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4585
Karar No
2025/2691
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 30.06.2021 SAYISI : 2019/2188 E., 2021/1038 K.u SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme SUÇ TARİHLERİ : 07.02.2016, 20.05.2016 HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan ... vekili, katılan kurum vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verileri hukuka aykırı aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 137/1-a. 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafileri, mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a. ve 303/1-a. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyete ilişkin bölümlerin sanıkların 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine ilişkin hüküm ile değiştirilmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; sanıklara yüklenen suçunun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak, yasal ve yeterli olmayan yazılı gerekçelerle sanığın beraatine ilişkin hüküm kurulması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararının bozulması gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanıkların üzerine atılı suçun TCK'nın 134/1. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında kaldığına ve uzlaşma hükümleri uygulanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine, katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; sanıkların beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sosyal Güvenlik Kurumu Hatay İl Müdürlüğü İskenderun Sosyal Güvenlik Merkezinde kamu görevlisi olarak çalışan sanık ...'in 07.02.2016 tarihinde, sanık ...'in 20.05.2016 tarihinde kendilerine kurum tarafından tahsis edilmiş şifre ile katılan Cumhurbaşkanı ...'ın Kimlik Paylaşım Sistemi (KPS) üzerinden kişisel bilgilerini sorgulamalarına konu olayda, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, sanıkların KPS üzerinden merak saiki ile sorgulama yapması eyleminin atılı suçu oluşturmadığı kabul edilerek İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin bölümlerin sanıkların 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine ilişkin hüküm ile değiştirilmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A) Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun konusunun gerçek kişiye ait veriler olması nedeniyle şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK'nın 237/1. maddesi uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetçi kurum vekilinin temyiz isteminin CMK’nın 298/1. maddesi gereğince oy birliğiyle Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, B) Katılan ... Vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının ve Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemleri Yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulu Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde memur olarak çalışan sanığın, kurumu tarafından kendisine verilen kullanıcı şifresi ile Kimlik Paylaşım Sistemi'ne erişim sağlayarak, dönemin İçişleri Bakanı olan katılanın kimlik ve adres bilgilerine bakması şeklindeki eyleminin suç teşkil edip etmediği, ettiğinin kabulü hâlinde, eyleminin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu mu yoksa özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu mu oluşturduğunun ve sanığın işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğinin belirlenmesine ilişkin uyuşmazlıkla ilgili olarak verdiği 21.06.2023 tarihli ve 2021/12-384 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararında, "... sanığa sistemde kayıtlı kişilerin kimlik ve adres sorgulamalarını yapması için kullanıcı şifresinin çalıştığı kurum tarafından verilmesi, sisteme girmek için özel gayret sarf etmemiş olması, katılanın kamuya mal olan kişiliği nedeniyle kimlik ve adres bilgilerine kolaylıkla erişilebilmesi, sanığın merak saiki ile bu bilgileri sadece okumuş olup başkalarıyla paylaşmaması, ayrıca hukuka aykırı bir amaç gütmemesi ve ele geçirildiği iddia edilen kişisel verilerin kapsam ve niteliği ile sanığın hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediği yönündeki savunması birlikte değerlendirildiğinde; incelemeye konu olay görevin gereklerine uygun olmayan disiplin soruşturması gerektiren eylemin suç teşkil etmediği kabul edilmelidir... Ulaşılan sonuç karşısında sanığın eyleminin nitelendirilmesine ve işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğine ilişkin uyuşmazlık konuları değerlendirilmemiştir..." şeklindeki gerekçelerle uyuşmazlığa konu eylemi, disiplin soruşturması gerektiren ve suç teşkil etmeyen eylem olarak kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve 2022/7038 Esas, 2024/1950 Karar sayılı kararında ve bu kararla uyum gösteren Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve 2023/219 Esas, 2024/1951 Karar sayılı kararında da, "... Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli ve 2021/12-384 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararındaki gerekçede de belirtildiği gibi ele geçirme başkasının hakimiyeti altında bulunan kişisel veriyi hukuka aykırı yollarla kendi hakimiyeti altına almakla gerçekleşir. Olayımızda ise sanık, kurumu tarafından kendisine verilen aparat ve şifre ile kendi hakimiyeti altında bulunan kişisel verilere ulaşmış ve bakmıştır. Sanığın kendi hakimiyeti altındaki bir veriye bakmaktan ibaret olan eyleminin ele geçirmek olarak kabul edilemeyeceği bu halin ilgili kurumun iç mevzuatı kapsamında disiplin soruşturmasına konu edilmesinin mümkün olduğu ancak TCK anlamında suç teşkil etmeyen eylem niteliğinde olduğu..." biçimindeki gerekçelerle kamu kurumlarında görev yapan ve görev yaptıkları kuruma ait bilişim sistemindeki kişisel verilere hizmet gereği erişme yetkisi verilen kişilerin; görevlerinin kapsamına ve niteliğine göre hizmetin yerine getirilmesi ile hiçbir ilgisi bulunmadığı hâlde, merak, beğeni vb. saikler ya da farklı amaçlarla, sistemde yer alan kişisel verileri sorgulamak ve bu verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olmaktan ibaret eylemlerinin, 5237 sayılı TCK kapsamında suç oluşturmayacağı değerlendirilmiştir. Özetlenen yargı kararları göz önüne alındığında, dosya kapsamına göre sanıkların, kendilerine görevleri gereği verilen kullanıcı kodu ve şifreyi kullanıp, Kimlik Paylaşımı Sisteminde (KPS) sorgulama yapmaktan ibaret yargılama konusu eyleminde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığının kabul edilmesinde ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.05.2022 tarihli ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar, 05.07.2022 tarihli ve 2021/359 Esas, 2022/528 Karar, 31.05.2023 tarihli ve 2022/315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararlarında vurgulandığı üzere yeni delil ikame edilmeden dosya üzerinden inceleme sonunda Bölge Adliye Mahkemesince beraat kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıklara yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğunun belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki tüm, sanık ... müdafinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık ... lehine duruşma yapılmayan Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasına "Kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat sanık ... lehine duruşma yapılmayan Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi için belirlenen maktu 4.080,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanık ...'ye verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4585, K. 2025/2691, T. 12.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-4585-e-2025-2691-k-d3b9492a0020